« Önceki |

20/8/2007

Gül, Barolar Birliği'nden aradığı desteği bulamadı


Cumhurabaşkanı adayı Abdullah Gül, Barolar Birliği’nden destek alamadı. Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, Gül’ün adaylığıyla ilgili olarak, “Erken genel seçimlere neden olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında yaşanan gerginlik ve krizlerden hiçbir ders çıkarılmadığı görülmektedir" dedi.

      AKP’nin desteklediği Cumhurbaşkanı adayı Gül, sivil toplum örgütlerine ve meslek odalarına düzenlediği destek turu kapsamında bugün Barolar Birliği’ni ziyaret etti. Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok’la adaylığıyla ilgili görüşen Gül, Özok’tan beklediği desteği alamadı. Görüşme sonrası yapılan açıklamada Gül, “Çok iyi bir görüşme oldu" derken, Özok Gül’ün adaylığıyla ilgili olarak “yaşanan gerginlik ve krizlerden hiçbir ders çıkarılmadığı görülmektedir" diye konuştu.
      Özok, “Biz sayın Gül’ün insan olarak kimliğine ve kişiliğine saygı duymaktayız ancak Cumhurbaşkanlığı söz konusu olunca bugüne kadar izlenen politikaları ve kimi referanslarını asla onaylamadığımızı belirtmek istiyoruz" dedi.

      Özok, Gül’ün seçilmesinin kesin olduğunu dile getirdi ve başarılar diledi. Gül’ün Cumhurbaşkanlığı dönemi süresince Cumhuriyetin temel değerlerinin ve hukukun üstünlüğünün korunması, hukuk devletinin geliştirilmesi, Atatürk ilke ve inkılaplarına sahip çıkılması gibi çalışmalarında her zaman Gül’ün yanında olacaklarını söyledi.

      Genel seçimlerin demokrasinin eksikliklerini giderme açısından “son derece faydalı" olduğunu belirten Özok, özellikle Başbakan Erdoğan ve AKP yönetiminin seçimin hemen sonrasında verdiği mesajlara dikkat çekti. “Seçim akşamı Başbakan Erdoğan ve seçimin tartışmasız galibi AKP’nin üst düzey yöneticilerinin sergilediği olgun demokratik duruş ülke geleceği için umut ve güven vermiştir" diye konuştu. Özok ayrıca, “Sayın Başbakan, yasal koşulları uygun olsa da bir Başbakan ve siyasi parti başkanının Cumhurbaşkanı adaylığını tercih etmeyebileceğini göstermiştir" dedi.Milliyet

20/8/2007

Abdullah Gül Köşk'e çıkarken

TBMM'nin bugünkü birleşimi, Türkiye'nin on birinci cumhurbaşkanının seçiminin ilk turuna sahne olacak. Sandıktan mutlak bir zaferle çıkan AKP'nin adayı Abdullah Gül'ün, en geç 28 Ağustos Salı günü yapılacak olan üçüncü tur oylamada Çankaya Köşk'üne çıkma yetkisini alması az çok kesindir.
Cumhurbaşkanlığı, Türkiye'nin en yüksek makamıdır. Yalnızca yönetimin başı olması, karar alma mekanizmasındaki kritik işlevleri değildir önemli olan. Cumhurbaşkanı, ulusun birliğinden, ülkenin bütünlüğünden, geniş anlamda Türkiye'nin her şeyinden sorumludur. Tarihsel ve kültürel faktörlerin de etkisini taşıyan sembolizmi nedeniyle Türk toplumunun kalbinde çok ayrı bir yeri vardır bu makamın.
Böylesine hassas bir makama, toplumun mümkün olduğunca en geniş mutabakatını arkasına almış olan bir şahsiyetin seçilmesi, kuşkusuz tercihe şayan bir durum olurdu.
Yine de, Türk-İş'ten Odalar Birliği'ne, TİSK'ten daha ihtiyatlı bir çizgide durmakla birlikte TÜSİAD'a kadar çok geniş bir yelpazeye yayılan sivil toplum kuruluşlarının çoğunlukla kendisine destek açıklaması, Gül'ün işini kolaylaştırıyor.
* * *
Anayasa'nın koyduğu kurallara uygun bir şekilde yapıldığı sürece, herkes bu seçimin sonucunu kabullenmek ve ortaya çıkan yeni tabloyla birlikte yaşama gereğine kendisini uyarlamak durumundadır.
Bu arada, Gül'ün Çankaya'ya çıkışından rahatsızlık duyan kesimlerdeki tepkiler de sürüyor. Özellikle büyük kentlerimizin merkezlerinde yaşayan, oyunu çoğunlukla CHP'ye vermiş olan toplum kesimlerinin Gül'ün adaylığını belirgin bir tedirginlikle karşıladıkları bir olgudur.
Bu kesimlerde, Gül'ün seçimiyle cumhuriyetin laiklik ilkesinin telafi edilemeyecek bir şekilde zemin kaybedeceği yolunda yaygın kaygılar mevcuttur. Nitekim CHP, bu kesimlerin hassasiyetleri üzerinden Gül'ün cumhurbaşkanlığına sert bir tepki veriyor.
Gül, Milli Görüş ekolünden yetişmiş bir politikacıdır ve geçmişte laikliği ve cumhuriyet ilkelerini olumsuzlayan bazı talihsiz açıklamalarda bulunmuştur. Geçmişten çıkıp gelen bu gölge, şimdiden Çankaya Köşkü'nün kapısına uzanıyor.
Ayrıca, Türkiye, sembollerin büyük önem taşıdığı bir ülkedir. Gül'ün eşinin örtünme tercihi, türban tartışmalarının önümüzdeki 7 yıl süreyle Türkiye'nin gündemini geniş bir şekilde meşgul edeceğini şimdiden gösteriyor. Buna hazırlıklı olalım.
* * *
Son günlerde yaptığı "Rol yapmıyorum, ben şeffaf biriyim" şeklindeki açıklamalar, Gül'ün toplumun bu kesimlerinde kendisiyle ilgili olarak duyulan rahatsızlığın farkında olduğuna işaret ediyor. Gül, verdiği güvencelerle bu tereddütleri dağıtmaya çalışıyor.
Sonuçta, Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesi nasıl demokrasiye uygun bir tasarruf ise onun Çankaya'ya çıkmasından rahatsızlık duyan insanların görüşlerini demokrasi içinde ifade etmeleri de en doğal haklarıdır. Demokrasimizin bulacağı yeni dengede herkes birbirine tahammül edecektir.
Bütün mesele, Gül'ün cumhurbaşkanlığına ve AKP iktidarına duyulan tepkilerin demokrasinin sınırları içinde kalması, bu çerçevenin dışına çıkma arayışlarına girilmemesidir.
AKP iktidarı ve onun desteğindeki muhtemel cumhurbaşkanı, muhalefete karşı tahammül göstermenin aslında demokrasinin en önemli güvencesi olduğunu idrak etmelidir.Milliyet

3/8/2007

Gül sonuca kızdı...

Demokrasi dedikse O kadar da uzun boylu değil canım!

Abdullah Gül'ün internet sitesinde yaptığı anketten ne sonuç çıktı?


Gül'ün anketi...

Halkın kendisini cumhurbaşkanı görmek istediği iddiasında olan Abdullah Gül, bu iddiasını kanıtlamak için sitesinde bir anket başlattı.. Halka kendisinin cumhurbaşkanlığını isteyip istemediğini sordu... Önceki sabah itibarıyla oylamaya 5406 kişi katılmıştı... "Sn Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanı olmasını destekliyor musunuz?" sorusuna katılımcıların yüzde 45'i "Evet", yüzde 55'i "Hayır" oyu vermişti... Anketi izleyenler, tabii ki sonucu merak etmeye başladılar. Ne var ki anket aynı gün siteden kaldırıldı. Eğer "evet" ler çok olsaydı anket herhalde kamuoyuna iftiharla sunulacaktı. Hayır çok olunca hayırlısıyla anket toz edildi. Demokrasi dedikse o kadar uzun boylu değil tabii...

Milliyet / Melih Aşık

23/7/2007

Fındıkcı'da AKP'li çıktı

Seçimlerden önce yandım allah diye feryat eden fındık üreticisi sandıkta ezici bir şekilde akp'ye oy verdi.

Akp fındığa düşük fiyat verince,Karadenizde büyük bir tepki ile karşılaşmış,100 bine yakın bir katılımla Ordu'da protesto mitingi yapılmıştı.Kimi yerlerde ise akp'li vekiller saldırıya uğramıştı.
22 Temmuz seçiminde aynı akp
Giresun'da  %51
Ordu'da     %55
Samsun'da %58
oy alarak büyük bir oy oranına yaklaştı.Şimdi gelelim bu tablonun yorumuna,bu oranlar akla mantığa uygun mu?Eğer uygunsa artık bundan sonra hiç kimse yandım allah diye şikayet etme şansını kaybetmiştir.Sürüsünü kurda kaptıran yalancı coban misali artık bu tip söylemler kendilerine inanacak hiç kimseyi bulamayacaklar.

Seçim sonuçları vatana millete hayırlı olsun.

22/7/2007

CHP'de şaşkınlık ve 'Baykal istifa' sesleri

       
       CHP Genel Merkezi önünde Baykal istifa sesleri duyuldu. Seçim sonuçlarının ardından büyük bir hayal kırıklığı yaşayan CHP'de bazı partililer seçim yenilgisinin sorumlusu olarak Genel Başkan Deniz Baykal'ı gösterince diğer partililer de buna karşı ve küçük bir gerginlik yaşandı.
      Kimi partililerin Ağar'ın istifasını örnek olarak vermesi de dikkat çekti.
      İlk gelen seçim sonuçları CHP genel merkezinde şaşkınlıkla karşılandı. CHP genel merkezinde büyük bir gazeteci ordusu bekleyişini sürdürüyor.
      Kimi meraklı CHP'liler de geçici sonuçları parti merkezinde takip ediyor.
      İlerleyen saatlerde sonuçların değişip değişmeyeceği CHP'de merakla bekleniyor.
      Henüz CHP'nin yaptığı resmi bir değerlendirme yok, gözler parti yönetiminde...
Mansur Çelik / Milliyet Ankara - CHP GENEL MERKEZİ

22/7/2007

Partilerden ilk açıklamalar

AKP Grup Başkanvekili Salih Kapusuz, “Oylarımız şu an itibariyle yüzde 50 civarında gözüküyor. Nasıl başlarsa öyle gider inşallah” dedi.

AKP Grup Başkan Vekili Salih Kapusuz, seçim sonuçlarının bekledikleri gibi çıktığını belirterek, “Bu seçim sonuçlarıyla siyasette yeni bir dönem açılmıştır” dedi.

Kapusuz, AKP Genel Merkezi’nde seçim sonuçlarını değerlendirdi. Sonuçların bekledikleri gibi çıktığını söyleyen Kapusuz, “Millet AKP’nin geçirdiği 5 yılı başarılı buldu, yeni bir 5 yıl daha verdi. İnanıyorum ki bu 5 yılın sonunda milletimiz daha da mutlu olacaktır. Demokrasi kazanmıştır, Cumhuriyet kazanmıştır, halkımız kazanmıştır” diye konuştu.

Bir gazetecinin DP Genel Başkanı Mehmet Ağar’ın istifa etmesini hatırlatması üzerine Kapusuz, “Hayırlı olsun, bu seçim sonuçlarıyla siyasette yeni bir dönem açılmıştır“ dedi.

Kapusuz, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ilerleyen saatlerde genel merkeze gelerek, bir değerlendirme yapacağını da söyledi.(ANKA)


MHP: MECLİS’TE ETKİLİ MUHALEFET YAPACAĞIZ

 MHP Genel Başkan Yardımcısı Cihan Paçacı, MHP’nin Meclis’te etkili bir muhalefet yapacağını söyledi.

Cihan Paçacı ANKA’ya yaptığı açıklamada, şu anda oyunu arttıran iki parti bulunduğunu, bunlardan birinin AKP diğerinin ise MHP olduğunu belirtti. “Meclis’te sandalyesi bulunmayan MHP, hükümetin yoğun baskısı altında gerçekleşen seçimde oyunu yüzde 100’e yakın oranda artırmıştır" diyen Paçacı, milletin MHP’ye Meclis içinde hükümetin icraatlarını denetleme görevi verdiğini kaydetti. Paçacı, MHP’nin bu görevi etkin biçimde gerçekleştireceğini söyledi.

MUMCU:  BU SEÇİM DENGELERİ DEĞİŞTİREN BİR SEÇİM OLMAYACAK

Anavatan Partisi Genel Başkanı Erkan Mumcu, seçim sonuçlarını “DP projesi işletilebilseydi dengeleri değiştirecek bir sonuç almak mümkün olacaktı” şeklinde değerlendirdi.

ZEKİ SEZER’DEN İLK DEĞERLENDİRME  

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer, seçimlerle ilgili ilk sonuçları “Bundan sonra Türkiye’nin önüne yeni ve ciddi projeler koymak lazım” sözleriyle değerlendirdi.

Zeki Sezer, seçim sonuçlarını değerlendirdi. Sezer, seçim sonuçları için şöyle konuştu:

“Bundan sonra Türkiye’nin önüne yeni ve ciddi projeler koymak lazım. Biz DSP olarak sağduyuya, ama toplumun sorunlarını çözecek projelere destek vereceğiz. Bu konuda biz üzerimize düşen görevi yapacağız.”

22/7/2007

Yine tek parti iktidarı

AKP'DE İLK SEVİNÇ GÖSTERİLERİ BAŞLADI

Seçimin kesin olmayan sonuçlarına göre Meclis'e üç parti giriyor. Bu tabloya göre AKP, oy oranını geçen seçimlere göre daha da artırdı ve 343 milletvekili ile Meclis'e girmeye hak kazandı

Şu ana kadar sandıkların yüzde 86'sı açıldı. Ve bu duruma göre AKP yüzde 47,2 oy alarak Meclis'e ezici çoğunluk girmeyi garantiledi.

Meclis'e giren ikinci parti ise CHP. Yine anamuhalefet partisi olmayı garantilen CHP, yüzde 20.9 oy oranı ile TBMM'de 110 milletvekili ile görev yapacak.

MHP seçimin üçüncü kazananı oldu. Buna göre, MHP yüzde 14,5 oy alarak 71 sandalye sayısı ile Meclis'e girmeye hak kazandı.

Bu durumda Demokrat Parti barajın altında kalıyor ve yüzde 5,4 oy alıyor.
DP'nin ardından en çok oyu bağımsızlar aldı. Türkiye genelinde bağımsız adayların oy oranı yüzde 4,9. olarak gerçekleşti.
Geçen seçimen en büyük sürprizi Genç Parti ise bu kez yüzde 2,9 oy oranında kalıyor

Ancak bir kez daha hatırlatmakta fayda var henüz sandıkların yüzde 86'sı açıldı. Bunun için saniye saniye güncellenen hurriyet.com.tr istatistiklerini takip etmek için buraya tıklayın

DAVUL ZURNALI SEÇİM SEVİNCİ

AKP'de 23. Dönem Milletvekili Genel Seçimi'nin şu ana kadarki sonuçları sevinç yaratırken, davul zurna çalındı.

Parti binası önüne kurulan dev ekranlara faklı televizyon kanalların verdiği seçim sonuçları yansıtılırken, ellerinde Türk bayrağı ve parti flaması taşıyan partililer, sevinç gösterilerinde bulundu.

Partide seçim sonuçlarını izleyen Genel Başkan Yardımcısı Necati Çetinkaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, partilileri balkona çıkarak selamladı.
Partililerin, bir ara “Çankaya bizimdir, bizim kalacak” sloganları attıkları duyulurken, seçim döneminde partinin mitinglerinde belirlenenler dışında slogan atılmaması anonsu yapıldı.

Bu arada, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'ün küçük oğlu Emre Gül de parti genel merkezine geldi.Hürriyet

22/7/2007

Yazıcıoğlu ve Yılmaz mecliste

Açılan seçim sandıklarından çıkan ilk sonuçlara göre, 20'nin üzerinde bağımsız aday barajı aşmış durumda. Bağımsız adaylardan milletvekili olmayı garantileyen isimler; Muhsin Yazıcıoğlu, Mesut Yılmaz, Ahmet Türk, Akın Birdal, Kamer Genç ve Aysel Tuğluk. Ufuk Uras, Baskın Oran ve Ayşe Tükrükçü ise önde giden isimler.

26/6/2007

'Vergi affı en çok AKP'ye yaradı' iddiası



Vergi uzmanı Güçlü'nün araştırmasına göre, AKP hükümetinin çıkardığı vergi affından 132 AKP'li il ve ilçe başkanı ile bir bakan da yararlandı.

Vergi uzmanı Doç. Dr. Faruk Güçlü'nün yaptığı araştırmaya göre vergi affı en çok AKP'lilere yaradı. Güçlü, AKP iktidarı döneminde 4811 sayılı Vergi Barışı Yasası'nın devlet bütçesine maliyetine ilişkin araştırmasında, barıştan yararlanan siyasi ve patronların sayısını çıkardı. Güçlü'nün araştırmasına göre, vergi barışının Türkiye ekonomisine maliyeti 8 milyar YTL olurken, devletten vergi kaçırdığı gerekçesiyle yargılanan 15 bin kişinin de af kapsamına alındığı kaydedildi. Araştırmada, Türkiye'de vergi adaletsizliğinin sorunların başında geldiği belirtilerek, "Doğrudan ve gelirden alınması gereken vergilerin adil olmaması nedeniyle kayıtdışılık artmaktadır. Hükümet bu sorunu çözmek yerine dolaylı yani tüketimden vergi almaya başlamıştır. Yani zenginler ve kazananlar adeta vergiden muaf hale gelmişler, yoksullar ve dar gelirliler zorunlu tüketim malları almak zorunda olduklarından vergi vermek zorunda kalmışlardır" denildi.



21/6/2007

UZAN HAKKINDAKİ BERAAT KARARINA ONAMA

UZAN HAKKINDAKİ BERAAT KARARINA ONAMA


Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Genç Parti Genel
Başkanı Cem Uzan'ın, ÇEAŞ ve Kepez Elektrik'e el konulmasından sonra Başbakan
Recep Tayyip Erdoğan'a basın yoluyla hakaret ettiği iddiasıyla yargılandığı
davada verilen beraat kararını onadı.

     Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Küçükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin Uzan
hakkında verdiği beraat kararının temyiz istemini sonuçlandırdı.

     Daire, Uzan'ın, Star gazetesinde yer alan bir konuşmasında Erdoğan'a yönelik
hakaret unsuru bulunmadığı gerekçesiyle beraatine ilişkin yerel mahkeme kararını,
oy çokluğuyla onadı.

     ÇEAŞ ve Kepez Elektrik'e el konulmasının ardından Uzan'ın Bursa mitinginde
yaptığı konuşmanın metni, 14 Haziran 2003 tarihli Star gazetesinde ''Kalleş''
başlığıyla yayınlanmıştı.

     Uzan hakkında Başbakan Erdoğan'a ''basın yoluyla hakaret ettiği'' iddiasıyla
dava açılmıştı.

Bağlantılarım

Neden AKP
Ben neden Akp'ye oy verdim biliyormusun?

Aylık gelirim arttı.Para kazanıyorum para
Yaşam standartlarımı yükseltti.
Yolsuzluk yapmadı.Yapsada bal tutan parmağını yalar canım.
Özelleştirme ile milli kuruluşlarımızı yabancılara sattı.
Kredi kartı borçlarımı günü gelmeden takır takır ödüyorum.
Benim oğlum okul harçlıklarından biriktirdiği para ile gemi satın aldı.
Ben rantiyeciyim para ile para kazanıyorum.
Borsada milyarlarım var onun için
Sadece kendi yaşam standartlarını değil halkın yaşam standardınıda yükselttiler
Çok güzel çalışıyorlar!Çok güzel konuşuyorlar
Gelir dağılımını düzelttiler.Zenginden yana değil halktan yana politika yaptılar.
Ülkeme huzur geldi.Ne sokakta gasp olayları oluyor ne evime hırsız giriyor.
Ben aslında oyumu neden ve kime verdiğimi bilmiyorum ki
Emekliye memura zam yaptı.Adam gibi maaş verdi.
İMF ye rest çekti.
İMF onları destekliyor.
Yabancıların getirdiği sıcak paraya yüksek faiz veriyor
Büyük kentlerin trafik sorununu çözdü
Aslında ben akp'ye oy vermedim.
Aslanlar gibi Akp politikalarını her yerde savunurum arkadaş.
Kışlık Kömürüm şimdiden hazır.
Dolar düştü yerli üretici malını satamıyor ama ithalat cenneti olduk.
Ekonomi iyi gidiyor.Borcu borçla kapatıyoruz evelallah
Her doğan çocuğumuz sadece 5 bin dolar borçla doğuyor.Borç yiğidin kamçısı
Oyum isteksizce napim muhalefet partilerini gözüm tutmadı arkadaş


Şu Andaki Durum
Blogcu ile yapıldı