20/8/2007
Abdullah Gül Köşk'e çıkarken
TBMM'nin bugünkü birleşimi, Türkiye'nin on birinci cumhurbaşkanının
seçiminin ilk turuna sahne olacak. Sandıktan mutlak bir zaferle çıkan
AKP'nin adayı Abdullah Gül'ün, en geç 28 Ağustos Salı günü yapılacak
olan üçüncü tur oylamada Çankaya Köşk'üne çıkma yetkisini alması az çok
kesindir.
Cumhurbaşkanlığı, Türkiye'nin en yüksek makamıdır. Yalnızca yönetimin
başı olması, karar alma mekanizmasındaki kritik işlevleri değildir
önemli olan. Cumhurbaşkanı, ulusun birliğinden, ülkenin bütünlüğünden,
geniş anlamda Türkiye'nin her şeyinden sorumludur. Tarihsel ve kültürel
faktörlerin de etkisini taşıyan sembolizmi nedeniyle Türk toplumunun
kalbinde çok ayrı bir yeri vardır bu makamın.
Böylesine hassas bir makama, toplumun mümkün olduğunca en geniş
mutabakatını arkasına almış olan bir şahsiyetin seçilmesi, kuşkusuz
tercihe şayan bir durum olurdu.
Yine de, Türk-İş'ten Odalar Birliği'ne, TİSK'ten daha ihtiyatlı bir
çizgide durmakla birlikte TÜSİAD'a kadar çok geniş bir yelpazeye
yayılan sivil toplum kuruluşlarının çoğunlukla kendisine destek
açıklaması, Gül'ün işini kolaylaştırıyor.
* * *
Anayasa'nın koyduğu kurallara uygun bir şekilde yapıldığı sürece,
herkes bu seçimin sonucunu kabullenmek ve ortaya çıkan yeni tabloyla
birlikte yaşama gereğine kendisini uyarlamak durumundadır.
Bu arada, Gül'ün Çankaya'ya çıkışından rahatsızlık duyan kesimlerdeki
tepkiler de sürüyor. Özellikle büyük kentlerimizin merkezlerinde
yaşayan, oyunu çoğunlukla CHP'ye vermiş olan toplum kesimlerinin Gül'ün
adaylığını belirgin bir tedirginlikle karşıladıkları bir olgudur.
Bu kesimlerde, Gül'ün seçimiyle cumhuriyetin laiklik ilkesinin telafi
edilemeyecek bir şekilde zemin kaybedeceği yolunda yaygın kaygılar
mevcuttur. Nitekim CHP, bu kesimlerin hassasiyetleri üzerinden Gül'ün
cumhurbaşkanlığına sert bir tepki veriyor.
Gül, Milli Görüş ekolünden yetişmiş bir politikacıdır ve geçmişte
laikliği ve cumhuriyet ilkelerini olumsuzlayan bazı talihsiz
açıklamalarda bulunmuştur. Geçmişten çıkıp gelen bu gölge, şimdiden
Çankaya Köşkü'nün kapısına uzanıyor.
Ayrıca, Türkiye, sembollerin büyük önem taşıdığı bir ülkedir. Gül'ün
eşinin örtünme tercihi, türban tartışmalarının önümüzdeki 7 yıl süreyle
Türkiye'nin gündemini geniş bir şekilde meşgul edeceğini şimdiden
gösteriyor. Buna hazırlıklı olalım.
* * *
Son günlerde yaptığı "Rol yapmıyorum, ben şeffaf biriyim" şeklindeki
açıklamalar, Gül'ün toplumun bu kesimlerinde kendisiyle ilgili olarak
duyulan rahatsızlığın farkında olduğuna işaret ediyor. Gül, verdiği
güvencelerle bu tereddütleri dağıtmaya çalışıyor.
Sonuçta, Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesi nasıl demokrasiye uygun bir
tasarruf ise onun Çankaya'ya çıkmasından rahatsızlık duyan insanların
görüşlerini demokrasi içinde ifade etmeleri de en doğal haklarıdır.
Demokrasimizin bulacağı yeni dengede herkes birbirine tahammül
edecektir.
Bütün mesele, Gül'ün cumhurbaşkanlığına ve AKP iktidarına duyulan
tepkilerin demokrasinin sınırları içinde kalması, bu çerçevenin dışına
çıkma arayışlarına girilmemesidir.
AKP iktidarı ve onun desteğindeki muhtemel cumhurbaşkanı, muhalefete
karşı tahammül göstermenin aslında demokrasinin en önemli güvencesi
olduğunu idrak etmelidir.Milliyet
0 yorum yazılmıştır