29/3/2007
E-atıklar sağlığı tehdit ediyor
Monitör ve televizyonlardaki kurşun sinir sistemini, böbrekleri ve çocukların beyin gelişimini olumsuz etkiliyor.
28 Mart 2007 Çarşamba
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çağatay Güler, dünyadaelektronik araç atıklarının yol açtığı çevre kirliliğinin giderek önem kazandığını, buna bağlı olarak insan sağlığını tehdit eden durumların da ortaya çıktığını söyledi.
Atıkların uygun şekillerde yok edilmediği ve yakıldığı durumlarda bir çok ağır metalin çevreye yayıldığını belirten Güler, havaya yayılan zehirli maddelerin solunum yoluyla insan vücuduna girebildiğini, çevre kirliliğine yol açan kalıntı ve sızıntıların ekosistemleri olumsuz etkilediğini, bir çok canlının
varlığının tehlikeye düştüğünü ifade etti.
E-atık nedir?
Kullanılmayan televizyon ve bilgisayar monitörleri, klavyeler, DVD çalarlar, video kameralar, cep telefonları, telefonlar, telsiz telefonlar, faks ve fotokopi makineleri ve video oyun araçlarının genel olarak e-atık olarak tanımlandığını belirten Güler, elektronik firmalarının geliştirdikleri yeni donanımlarla
tüketiciyi adeta bombardımana tuttuklarını ve elektronik eşyaların kullanım süreleri dolmadan yenilendiğini kaydetti.
Bu gelişmenin elektronik hurda ve atıklarını artırdığını, bazı ülkelerde bilgisayar kullanım ömrünün 2 yıla indiğini kaydeden Güler, şu verileri aktardı: "ABD�de toplam katı atık miktarının yüzde 4�ünü e-atıklar oluşturuyor.
Diğer atıklara göre elektronik atık 2-3 kat daha hızlı artıyor. 1998 yılında 20 milyon bilgisayarın kullanım dışı kaldığı, bunun ancak 2-3 milyonunun yeniden kazanıma sokulduğu belirtiliyor. 2000-2007 arasında ABD�de 500 milyon bilgisayarın atık durumuna geleceği, 2005 yılında da 63 milyon kişisel bilgisayarın çöpe atılacağı ifade ediliyor"
E-atıklar sağlık için nasıl tehdit haline gelebiliyor?
Prof. Dr. Çağatay Güler, e-atıkların genellikle hurdacılara ve genel atık toplama sistemlerine verildiğine dikkat çekti ve bu durumun insan sağlığı üzerinde yaratabileceği zararları dile getirdi.
Bir bilgisayarın binden fazla değişik maddeden oluştuğunu, e-atıkların uygun şekillerde yok edilmemesi ya da geri dönüşüm programlarının uygulanmaması sonucu zararlı maddelerin ortaya çıktığını ifade eden Güler, "Bunların gömülmesiyle
toprağa bir çok zehirli madde karışıyor, yakıldığında da çok sayıda zehirli gazın havaya karışması mümkün hale geliyor. Bodrumlara, evdeki küçük depolara atılan bilgisayarlar için de aynı durum söz konusu" diye konuştu.
"Kurşun sinir sistemi ve böbreklere zarar veriyor"
Kişisel bilgisayarlarda bulunan başlıca maddeleri sıralayan Güler, bu maddelerin insan sağlığı üzerindeki etkilerini de örneklerle anlattı.
Monitörler ve televizyonlarda bulunan ve katot ışınlı tüpler olarak
adlandırılan tüplerde bulunan kurşunun, insanda sinir sistemi, kan, böbrekler ve çocuklarda beyin gelişimini olumsuz etkilendiğini ifade eden Güler, söz konusu tüplerde 0,4 kilogram kurşun oksit bulunduğunu, atık bölgelerindeki kurşunun
yüzde 40�ının da e-atıklardan kaynaklandığını dile getirdi.
Kadmiyumun bilgisayar kartlarında, kızıl ötesi kumanda araçlarında, yarı iletkenlerde bulunan bir metal olduğunu söyleyen Güler, bu maddenin insan vücudunda, özellikle de böbreklerde biriktiğini kaydetti.
Piller, lambalar, termostatlar ve bilgisayar kartlarında bulunan cıvanın neden olduğu olumsuz etkilere de değinen Güler, "Metil cıva beyinde bozukluklara yol açıyor. Sularda birikmesi durumunda besin zinciri içerisinde canlılara giriyor, mikroskobik su canlılarından büyük su canlılarına doğru ilerleyen zincirde giderek katlanan miktarda birikiyor" diye konuştu.
Güler, bilgisayar kartlarında, bağlantılarda, kasalarda, plastik kutularda, yuvalarda, kablolarda kullanılan bromlu difenil eterlerin de iç salgı sisteminin bütünlüğünü ve karşılıklı etkileşimini bozduğunu, araştırmalara göre, bu maddenin
insan sütündeki miktarının her beş yılda iki katına çıktığını bildirdi.
Çeliğin paslanmasını önlemekte kullanılan "krom 6"nın hücre zarından geçtiğinden hücrelere zehirli etki yaptığını ifade eden Güler, 6 değerli kromun çok küçük miktarlarının bile güçlü alerjik reaksiyonlara, astıma, astım krizlerinin uyarılmasına ve DNA yıkımına neden olabildiğini vurguladı.
Güler, e-atıkların yakılmasıyla ortaya çıkan maddelerin çevre ve insan sağlığına zarar verecek boyutlara ulaşmasını engellemek için tüketici dernekleri, belediyeler ve üretici firmaların işbirliği yapması gerektiğini sözlerine ekledi.
Milliyet
0 yorum yazılmıştır