9/3/2007
'İşte homoseksüel Türkler'
You Tube’a
Türkiye’den erişim engellenince, “Aman” demiştim, “Şimdi isteyen
istediği görüntüyü ve animasyonu girecek... Türkiye’den kimse
olmayacağı için, cevap veren de kalmayacak... Protestolar da
yapılamayacağından yayınlar hiç engellenemeyecek...”
Daha sözüm havada uçarken, haberler gelmeye başladı...
You Tube’a yeni gönderilen animasyonlar içinde “İşte Türklerin yeni bayrağı” diye “gay bayrağı” gösteriliyor...
“İşte homoseksüel Türkler” başlıklı görüntülü ve animasyon haberler You Tube’a giriyor...
“Mustafa Kemal hem gay hem faşistti” diye rezillikler sergileniyor...
Bir anda 220 bin protesto maili gönderip, You Tube’u altüst eden Türk kullanıcılar ise elleri kolları bağlı oturuyorlar...
Biraz önce önüme bir not geldi:
Google’a Türk+Gay girildiğinde tam 1 milyon 600 bin sayfa karşınıza çıkıyor...
Atatürk+Gay dendiğinde de 415 bin internet sayfası var...
Bu sayfaları Türk insanının görmesi, Türk insanının düşüncesini değiştirmez sadece infial yaratır demiştik...
Ama dünya bunları okuyup, karşılığını görmezse etkilenir...
Biliyorum internet, You Tube derken dünya teknolojisinin değiştirdiği hayatlara ayak uydurmakta zorlanıyoruz...
Oysa yaşam değişti ve dönüştü... Sıradan insanın, sıradan düşünceleri, iktidarın ve muktedirin önüne geçti...
İnternet, yüzyıllardır sağlanamayan ’doğrudan demokrasiyi’dünyanın ayaklarına serdi..
Üstelik
hiçbir hukuk kuralı henüz doğru düzgün işlemediğinden doğrudan
demokrasi, hakaret, aşağılama ve belaltı vuruşları da içerir oldu...
Türk internetçilerinin ve You Tube’çularının önünü açın...
İsmet İnönü bir zamanlar, “Yeni bir dünya kurulur... Türkiye de o dünyada yerini alır” demişti...
İnönü’den bu yana, birçok kere yeni dünyalar kuruldu ve battı...
Şimdi gelen yeni dünya çok farklı...
Kapıları açmazsanız, daha giremeden dışarda kalırsınız...
KADIN AKLI VE KALBİ...
Hani geçen hafta demiştim ya, kadın “aklı ile kalbi arasında gider gelir...”
Erkekle ilişkiye aklı ile başlar...
Kalbi ile devam eder... Bitirmeye karar verirse bu aklı ile olur... Bitirmeye karar verdiği halde bitiremiyorsa, kalbi egemendir...
Akıl ile kalbi hiç birarada gitmez... Onun için kadındaki çelişkiler bitmez...
Zaten bu çelişkilerdir, kadını diri tutan, oyuncu yapan... Zaten bu gelgitlerdir, kadını bir türlü anlaşılmaz yapan...
Duyguları yakaladığında, aklı es geçersin... Aklı yakaladığında duygularını...
Hani dün Meredith Brooks’un 1997’de büyük çıkış yapan şarkısından bir bölüm yayınlamıştım...
Sevgili Cenk Çalışkan, o müthiş parçanın tercümesinin “fahişe” diye değil, “sevilmeyen kadın” şeklinde olmasının daha doğru olduğunu söylüyor...
Nasıl isterseniz öyle alın...
Sonuçta kadını bir kadının ağzından müthiş anlatan bir şarkı... Orada yayınlamadığım bir bölümü var... Erkeğin kadını nasıl anlayamadığını anlatan o müthiş bölüm...
“Bugün dünyadan nefret ediyorum...
Benim için fazla iyisin...
Biliyorum ama değiştiremiyorum...
Sana anlatmaya çalıştım...
Ama bana her zaman
İçimde bir melek varmış gibi baktın...
Masum ve tatlı
Dün ağladım...
Yumuşak yanımı görmek
Seni rahatlatmış olmalı
Kafanın nasıl karıştığını anlayabiliyorum...
Seni yargılamıyorum...
Ben her şeyden birazım...
Her şeyin harmanlanmışıyım...”
Bilemiyorum bir kadının gözyaşlarını gördüğünde “Şimdi çözdüm onu... Artık bağladım kadını...” diyen çok bilmiş erkekler bu parçaya ne diyecekler?..
Bir kadını kendine bağlamanın nasıl zor olduğunu ne zaman farkedecekler?..
Bir kadını bağlarlar mı bilmem ama, önce bu sevdadan vazgeçmeleri gerekecek...
Kim bilir belki o zaman sevdikleri bir kadın kendilerine gelecektir...
Reha Muhtar - VATAN
0 yorum yazılmıştır