« Önceki | Sonraki »

20/3/2008

Kıskanç koca Karısını Havaya Uçurdu


Kıskançlık krizine tutulan koca karısının otomobiline bomba koydu ve havaya uçurdu.

Almanya'da elektrik teknikeri olarak çalışan Hartmut O. karısını öldürmek için insanın kanını donduran bir plan hazırladı. Karısının otomobilinin koltuğuna bomba monte etti. Kadın sabahleyin işe gitmek için VW Golf otomobiline binip kapıyı kapattığı sırada, koca bombayı uzaktan kumanda ile ateşledi. Bir klinikte çalışan 56 yaşındaki Inge O. arabanın çatısının havaya uçtuğunu ve yangın çıktığını görünce kendini dışarı attı. Kadın daha sonra hastaneye kaldırıldı.


Polis olay yerine ulaştığında otomobilin içinde başka patlayıcı maddeye de rastladı. Alman polis sözcüsü yaptığı açıklamada otomobilde bulunan patlayıcı maddenin ölüme neden olacak kadar tehlikeli olduğunu söyledi. Hartmut O. karısını öldürmeye teşebbüsten tutuklandı.

20/3/2008

Türk Telekom Sabit Ücret Davasını Kaybetti


İSTANBUL 4. Tüketici Mahkemesi, Türk Telekom’un sabit telefonlardan aldığı "sabit ücret" uygulamasının haksız olduğuna hükmetti. Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Başkanı Ali Çetin Türk Telekom’un avukatları tarafından İstanbul 4. Tüketici Mahkemesi’ne Beykoz Tüketici Sorunları Hakem heyetinin tüketici lehine olan kararına karşı açtığı itiraz davasında haksız bulunduğunu bildirdi.

20/3/2008

1.5 milyar dolar yatıracak, 3.3 milyar dolara olacak

İÇDAŞ Çelik Enerji Tersane ve Ulaşım Sanayi, Çanakkale’ye 2011 yılına kadar 1.5 milyar doları bulacak yeni yatırımlar yapacak.

 Türkiye’nin en köklü şirketlerinden İÇDAŞ, 9 yıldır faaliyette bulunduğu Çanakkale’yi üretim üssü seçti ve şu anda 6 bin 500 kişinin istihdam edildiği tesisler, yeni yatırımlarla 10 bin çalışana sahip olacak. 2007 yılında 2.1 milyar dolar ciro elde eden şirket 2008 yılı için 3.3 milyar dolar ciro hedefi koydu. İçinde elektrik üretim tesisi, demir çelik üretim tesisi, liman ve tersane bulunan Türkiye’nin demir çelik devi İÇDAŞ’ın Çanakkale Biga’daki entegre tesislerinin açılış törenine Başbakan Tayyip Erdoğan, 10 bakan ve çok sayıda milletvekili katıldı.

2.6 MİLYAR DOLAR YATIRIM: İÇDAŞ Genel Müdürü Bülent Engin, 1880 yılında Haliç’te Aslan ailesi tarafından kurulan İÇDAŞ’ın bugün üretim kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük özel sektör çelik üreticisi konumuna geldiğini belirtti. Engin, 2007 sonu itibariyle Çanakkale’de 1.7 milyar dolarlık yatırım gerçekleştirerek işletmeye açılan İÇDAŞ’ın 2008 yılında bu yatırım miktarını 2.6 milyar dolar olarak planladığını söyledi.

2010 HEDEFİ BÜYÜK: Grup şirketleri olarak 10 bin kişiyi istihdam ettiklerini kaydeden Bülent Engin, 2008 yılında 3.3 milyar dolar ciro, 1.2 milyar dolar ihracat hedeflediklerini belirtti. Engin 2010 yılı ciro hedeflerinin ise 4 milyar 800 milyon dolar olduğunu kaydetti.

ÜLKE SANAYİSİNİN YÜZAKI: Başbakan Erdoğan, Türkiye’de Aslan Ailesi gibi müteşebbislerin olmasından memnuniyet dulduklarını belirterek, "Bu insanlar bağırarak çağırarak ’biz buradayız’ demiyorlar. Yatırım ve üretim yapıyorlar. Türkiye’nin ihtiyacı içi boş olan tartışmalar değil, işte burada gördüğünüz manzaradır. Aslan Ailesi ülkemiz sanayisinin yüzakıdır. İÇDAŞ ailesi bu ülkeye yaptığı yatırımları sadece kár olarak değil, sevgi ve saygı olarak geri alacakdır" dedi.

7 bin tonluk tanker balonla denize indi

İÇDAŞ’ın Biga’daki tesislerinin açılışında Türkiye’de balonla gemi indirme işlemini de ilk olarak gerçekleştirildi. 7 bin tonluk Kardeniz adlı kimyasal bir tankeri balon yöntemiyle denize indirdi. Geminin denize indirilmesi sırasında Başbakan Erdoğan "Vira Bismillah" dedi. İÇDAŞ’ın yeni hedefi ise 55 bin tonluk kapasiteye sahip 9 bin ton iniş ağırlığındaki bir gemiyi denize indirmek.

20/3/2008

İşsiz gençlerin umudu yabancı şirketler

Üniversite mezunu işsizlerin hayalini, “yabancı veya yabancı ortaklı şirketlerde” işe girmek süslüyor.

Prometheus Danışmanlık şirketi tarafından özel, devlet ve yurt dışında üniversitelerden 2007 yılında mezun olan ve İstanbul'da iş arayan gençler arasında “Gençler ve İşsizlik” konulu bir araştırma yapıldı.

Kasım-Aralık 2007 ile Ocak-Şubat 2008 dönemini kapsayan araştırma ile lisans mezunu, 27 yaşın altında olan, aktif iş arayan ve okul sonrası hiç deneyimi olmayan 300 kız ve 300 erkekle görüşülerek, iş arama profilleri ve beklentileri belirlendi.

Prometheus Danışmanlık Genel Müdürü Yücel Atış, gençlerin yüzde 37'sinin iş dünyası ile okuldayken tanıştığını belirtiyor. Bu gruptaki gençler, daha hızlı iş buluyor. İş dünyası ile tanışmayı okulun bitişine bırakanların ise iş dünyasına uyum sağlama, görüşme alma ve iş bulma hızı çok daha düşük gözüküyor.

“NE İŞ OLSA YAPARIM”

Araştırmada “Ne kadar süredir aktif iş arıyorsunuz?” sorusuna; gençlerin yüzde 10'unun “12 aydan fazla”, yüzde 18'inin “8-12 ay arası”, yüzde 25'inin “6-8 ay arası”, yüzde 26'sının “4-6 ay”, yüzde 15'inin “2-4 ay” ve yüzde 6'sının “0-2 ay” yanıtı verdi.

Gençlerin yüzde 53'ü 6 aydan fazla süredir aktif iş arayışında. Bu da özellikle 2007 yılının ikinci altı ayında şirketlerin eleman almak konusunda muhafazakar olduklarını gösteriyor. İş bulma süreci uzadıkça aktif iş arayan sayısının artması, gençleri daha çetin bir rekabetin beklediğini gösteriyor. Gençler iş arayışında “ne iş olsa yaparım” veya “işsiz kalmaktansa bir işe gireyim” yaklaşımını taşımıyorlar.

“İMAJ ODAKLI YENİ KUŞAK”

Birden fazla seçenekli “İş arayışında şirketlerde aradıklarınız neler?” sorusuna gençlerin yüzde 62'sinin “imaj” yanıtı verdiği dikkat çekerken, “ücret paketi” diyenlerin yüzde 55, “kariyer ve gelişim olanakları” diyenlerin yüzde 37, “çalışma ortamı” diyenlerin yüzde 28 olduğu görülüyor. Gençlerin imaj, ücret ve kariyer odaklı hayata bakışının yeni bir iş arayan kuşak ile karşı karşıya olunduğunu gösteriyor.

Gençler iş ararken öncelikle teknoloji, finans, medya&iletişim, otomotiv şirketlerini tercih ediyor. En az tercih edilen sektörler ise perakende, tekstil, sigorta, lojistik, turizm olarak sıralanıyor. En çok çalışmak istedikleri alanlar da insan kaynakları, finansman, pazarlama, ihracat, üretim; en az çalışmak istenilen alanlar ise satış, muhasebe, personel, lojistik olarak belirtiliyor.

“İSTANBULLU GENÇLER TEMBEL İŞSİZ”

Gençlerin yabancı şirkette çalışma isteği öne çıkıyor. Bu kuşakta imaj ve isim önceliğinin payı net olarak görünüyor. Özellikle geçmişte holdinglerde çalışmak yönünde olan tercihin gittikçe azaldığı gözleniyor.

Araştırmaya katılanların “İş arayışında yerli yabancı şirket tercihiniz nedir?” sorusuna yüzde 46'sı “yabancı veya yabancı ortaklı şirket”, yüzde 30'u “yerli şirket”, yüzde 24'ü “fark etmez” yanıtı verdi.

Gençlerin yüzde 70'i İstanbul'da çalışmayı tercih ediyor. Bu durum, Anadolu'daki şirketlerin nitelikli eleman çekmekte zorlandığını ortaya koyuyor.
Gençlerin iş arama sürecinde teklif alma oranları yüksek. Ancak, teklif alanların yarıdan fazlasının ilk teklifi “isim, alan, ücret nedeniyle” beğenmeyerek kabul etmediği dikkat çekiyor. İstanbullu gençlerin çoğunluğunun işe girmek konusunda acele etmediği, “seçici işsiz veya tembel işsizliği” olarak tanımlanan grupta yer aldığı belirtiliyor.

20/3/2008

Dolar aldı başını gidiyor...

ABD Merkez Bankası’nın (FED) borçlanma faizini yüzde 0.75 düşürmesi altın ve petrol fiyatlarının gerilemesine, doların da yükselmesine neden oldu.

Euro da dolar karşısında 1.59 zirvesinden dönerek 1.5680’den işlem gördü. Dolar böylece son iki günde euroya karşı ciddi bir şekilde değer kazanmış oldu.

Petrol ise 111 dolarla kırdığı rekorunun ardından dün 105 dolara gerilerken, altının ons fiyatı ise fiyatları ise 1.026 tarihi zirvesinden gelen satışlarla 964 dolar seviyesinden işlem gördü. Altındaki bu gerileme Türkiye’de Cumhuriyet Altını’nın 257 YTL’ye düşmesini sağladı. 

Bugünkü işlemlerde ise altının düşüşü devam ediyor. Altının ons fiyatı uluslararası borsalarda 930 dolar sınırına kadar gerilerken, altın son bir ayın en düşük seviyesine geriledi.

20/3/2008

Onunda seks kasedi varmış!



SEX&THE CİTY DİZİSİNDE CHARLOTTE YORKE KARAKTERİNİ CANLANDIRAN KRİSTİN DAVİS'İN SEKS KASEDİ ORTAYA ÇIKTI.

Tüm dünyada büyük ilgiyle izlenen Sex&The City dizisinde Charlotte Yorke karakterini canlandıran Kristin Davis'in seks kasedi ortaya çıktı. 43 yaşındaki oyuncu, internet sitelerinde yayınlanan görüntülerde, ismi açıklanmayan bir adamla cinsel ilişkiye girerken görülüyor. Davis kasetle ilgili henüz bir 

20/3/2008

Sabah 06.00 da yapılan seks 300 kalori harcatıyor!

İngiliz uzmanlara göre, güne seksle başlamak, özellikle saat 06.00’dan önce sevişmek, vücudun çalışma mekanizmasını hızlandırıyor ve bir saatte 300 kalori yaktırıyor.

Uzmanların bu sözlerinden sonra İngiltere’de yayınlanan The Sun Gazetesi’nin okur mektupları köşesine sabah uyanınca seks yapanların memnuniyetlerini bildiren mektuplar yağmaya başladı. Timmy adlı bir okuyucu, "Karım ve ben sabah seks yapmayı tercih ediyoruz, çünkü o saatte daha zinde oluyoruz. Akşam işten eve döndüğümüzde seks yapamayacak kadar yorgun ve gergin oluyoruz" diye yazdı. Bir başka okuyucu ise, "Geceleri seks için karıma yalvarmaktan vazgeçtim. Sabahları seks için daha isteli oluyor ve sabah seks yapmanın evliliğimi kurtardığını rahatlıkla söyleyebilirim" diye mektup gönderdi.

28/10/2007

Amerikan mandası yoksa bağımsızlık mı?

Mustafa Kemal Samsun'a çıkıp Kurtuluş Savaşı hazırlıklarına başladığında İstanbullu aydınlar bağımsızlık savaşına inanmamaktadır. Ahmet Emin Yalman, Halide Edip gibi Amerikan okullarından mezun aydınlar bir üçüncü yol olarak Amerikan mandasını görmekte, onlarla birlikte Bekir Sami, Albay Kara Vasıf, Refet Bele, İsmet İnönü gibi askerler de Amerikan mandasını İngiliz sömürgesi olmaya ya da bağımsızlığa yeğ tutmaktadır.
Erzurum ve Sivas kongrelerine bu baskılar altında gidilir... Manda isteklerine Mustafa Kemal'in koyduğu nokta şu sözlerde ifadesini bulur:

- Şu size okuttuğum telgraflara, mektuplara, tavsiyelere bakınız... Öyle bir manda istenecek ve verilecekmiş ki, hukuku hükümraniyeye, hariçte temsil hakkımıza, kültür istiklalimize, vatan bütünlüğümüze dokunulmayacakmış. Buna ve böylesine Amerikalılar değil, çocuklar bile güler. Her şeyin başında Amerikalılar kendilerine hiçbir menfaat temin etmeyen böyle bir mandayı niçin kabul etsinler? Amerikalılar bizim kara gözlerimize mi âşık olacaklar? Bu ne hayal ve gaflettir?

Ne var ki Atatürk'ün bu soruları ölümünden sonra çabuk unutulur... Ülkenin yönetimi adım adım ABD'ye bırakılır. İktidara ABD'nin seçtikleri gelir. Günün birinde ABD'nin "Bu topraklarda Türklerin yaşaması benim stratejik çıkarlarıma uymuyor" diyeceği, yeni haritalar çizeceği düşünülmez. Amerika ülkemiz üzerinde oyunlar oynarker hâlâ ABD'den medet umulur. Gaflet artarak sürmektedir...
Melih Aşık Milliyet

ABD, PKK'ya dokunmayacakmış.
"Bana dokunmayan Karayılan bin yaşasın" taktiği bu...
Haldun Ertem

Dipnot:

Şu son günlerde tüm vatan sathında büyük bir duyarlılık var.Vatandaşlarımız teröre yeter artık diye haykırıyorlar.Son olayların gelişimi gösterdi ki bu terör belasını başımıza saran sebeplerin arasında Abd yönetiminin tutumuda var.
Bunun doğal sonucu olarak ülke çapında amerikaya karşı olan hoşnutsuzluk giderek öfkeye dönüşüyor.Türkiyede Amerikan karşıtlığı geniş kitleler arasında hızla artıyor.

Ama tüm bu yaşananların çelişme noktasında ise tüm bu duyarlılıklara rağmen ülkemizi yönetenler Abd'den herhangi bir ışık almadan parmaklarını bile kıpırdatmamaları oluyor.Bu ise önümüzde terörle mücadelede ki en büyük zaafımız olarak ortaya çıkıyor.Hem ülke olarak Amerikan karşıtı olacaksın,hem de Amerikanın ısrarla yönetimde görmek istediği kişileri büyük bir çoğunlukla seçeceksin.Bu bir çelişki gibi görünse bile sanırım bu da bize özgü bir durum olsa gerektir.

Biz bu kafalarla  Atatürk ve silah arkadaşlar
ını daha çok uzun yıllar boyu ararız.Hatta onlara muhtaç durumlara düşeriz.İşkembeden gelen duyumsamalarla değil aklın beyinsel gücümüzün bize gösterdiği gibi yaşamaya davranmaya başlayıncaya dek.

20/8/2007

Berlin'de yılanlı bikini tanıtımı

ALMANYA'NIN başkenti Berlin'de düzenlenen "Global Fashion Festival 2007"de (Küresel Moda Festivali 2007) önceki gün, boyunlarında yılanlarla podyuma çıkan mankenler büyük ilgi çekti. Alman tasarımcı Torsten Amft'ın kreasyonunu tanıtırken, yılanları boyunlarına saran, öpen ve kollarına dolayan mankenlerin rahat tavırları seyircileri şaşkınlığa uğrattı.

GEÇEN cuma günü açılan ve dün akşama kadar devam eden festivalde, dünyaca ünlü tasarımcıların ve giyim markaların son ürünlerinin tanıtıldığı ve festivali dünyanın çeşitli yerlerinden kente gelen binlerce kişinin takip ettiği kaydedildi.

20/8/2007

Gül, Barolar Birliği'nden aradığı desteği bulamadı


Cumhurabaşkanı adayı Abdullah Gül, Barolar Birliği’nden destek alamadı. Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok, Gül’ün adaylığıyla ilgili olarak, “Erken genel seçimlere neden olan Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında yaşanan gerginlik ve krizlerden hiçbir ders çıkarılmadığı görülmektedir" dedi.

      AKP’nin desteklediği Cumhurbaşkanı adayı Gül, sivil toplum örgütlerine ve meslek odalarına düzenlediği destek turu kapsamında bugün Barolar Birliği’ni ziyaret etti. Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok’la adaylığıyla ilgili görüşen Gül, Özok’tan beklediği desteği alamadı. Görüşme sonrası yapılan açıklamada Gül, “Çok iyi bir görüşme oldu" derken, Özok Gül’ün adaylığıyla ilgili olarak “yaşanan gerginlik ve krizlerden hiçbir ders çıkarılmadığı görülmektedir" diye konuştu.
      Özok, “Biz sayın Gül’ün insan olarak kimliğine ve kişiliğine saygı duymaktayız ancak Cumhurbaşkanlığı söz konusu olunca bugüne kadar izlenen politikaları ve kimi referanslarını asla onaylamadığımızı belirtmek istiyoruz" dedi.

      Özok, Gül’ün seçilmesinin kesin olduğunu dile getirdi ve başarılar diledi. Gül’ün Cumhurbaşkanlığı dönemi süresince Cumhuriyetin temel değerlerinin ve hukukun üstünlüğünün korunması, hukuk devletinin geliştirilmesi, Atatürk ilke ve inkılaplarına sahip çıkılması gibi çalışmalarında her zaman Gül’ün yanında olacaklarını söyledi.

      Genel seçimlerin demokrasinin eksikliklerini giderme açısından “son derece faydalı" olduğunu belirten Özok, özellikle Başbakan Erdoğan ve AKP yönetiminin seçimin hemen sonrasında verdiği mesajlara dikkat çekti. “Seçim akşamı Başbakan Erdoğan ve seçimin tartışmasız galibi AKP’nin üst düzey yöneticilerinin sergilediği olgun demokratik duruş ülke geleceği için umut ve güven vermiştir" diye konuştu. Özok ayrıca, “Sayın Başbakan, yasal koşulları uygun olsa da bir Başbakan ve siyasi parti başkanının Cumhurbaşkanı adaylığını tercih etmeyebileceğini göstermiştir" dedi.Milliyet

Bağlantılarım

Neden AKP
Ben neden Akp'ye oy verdim biliyormusun?

Aylık gelirim arttı.Para kazanıyorum para
Yaşam standartlarımı yükseltti.
Yolsuzluk yapmadı.Yapsada bal tutan parmağını yalar canım.
Özelleştirme ile milli kuruluşlarımızı yabancılara sattı.
Kredi kartı borçlarımı günü gelmeden takır takır ödüyorum.
Benim oğlum okul harçlıklarından biriktirdiği para ile gemi satın aldı.
Ben rantiyeciyim para ile para kazanıyorum.
Borsada milyarlarım var onun için
Sadece kendi yaşam standartlarını değil halkın yaşam standardınıda yükselttiler
Çok güzel çalışıyorlar!Çok güzel konuşuyorlar
Gelir dağılımını düzelttiler.Zenginden yana değil halktan yana politika yaptılar.
Ülkeme huzur geldi.Ne sokakta gasp olayları oluyor ne evime hırsız giriyor.
Ben aslında oyumu neden ve kime verdiğimi bilmiyorum ki
Emekliye memura zam yaptı.Adam gibi maaş verdi.
İMF ye rest çekti.
İMF onları destekliyor.
Yabancıların getirdiği sıcak paraya yüksek faiz veriyor
Büyük kentlerin trafik sorununu çözdü
Aslında ben akp'ye oy vermedim.
Aslanlar gibi Akp politikalarını her yerde savunurum arkadaş.
Kışlık Kömürüm şimdiden hazır.
Dolar düştü yerli üretici malını satamıyor ama ithalat cenneti olduk.
Ekonomi iyi gidiyor.Borcu borçla kapatıyoruz evelallah
Her doğan çocuğumuz sadece 5 bin dolar borçla doğuyor.Borç yiğidin kamçısı
Oyum isteksizce napim muhalefet partilerini gözüm tutmadı arkadaş


Şu Andaki Durum
Blogcu ile yapıldı