« Önceki | Sonraki »

20/8/2007

'İş yok, erkekler evde oturuyor'

Kaza ders olmadı

Kamyonet kasasında tarlaya giden kadın işçilerin ölümünün ardından denetimler sıklaştırılsa da bölgede çalışan tarım işçileri dün de yine yine kamyon kasaları ve traktör römorklarında taşındı. Şanlıurfa- Mardin çevreyolu kavşağında trafik polisleri dün denetim yaptı.
Durdurulan bir kamyonetin kasasından, çocuk ve kadınlardan oluşan 25 tarım işçisi çıktı. Kadın işçiler, gazetecilerin bir gün önce yaşanan kazayı hatırlatması üzerine, "İşe gitmeye mecburuz. Öleceksek, otobüste de ölürüz" dedi. Polis, şoför İbrahim Çiftçi'ye 2 bin 165 YTL trafik cezası kesti. Polisler, denetimlerde 4 araca toplam 8 bin 660 YTL para cezası yazdı.


'İş yok, erkekler evde oturuyor'

Şanlıurfa'nın yoksul mahallelerinden Eyyübiye'de oturan ve merkeze 35 kilometre uzaklıktaki Kabahaydar köyüne çalışmaya giden bir kadın, her gün saat 05.00'te kalktıklarını, küçük çocuklarını evde tek başlarına bıraktıklarını söyledi.
Adını açıklamak istemeyen kadın, "Tarla sahipleri erkek işçi çalıştırmak istemiyor. İş olmadığı için kocalarımız evde oturuyor. Erkekler oturuyor, kadınlar çalışıyor. İş olsa kocalarımız gider çalışır, biz de çocuklarımıza bakardık. Ama eve ekmek götürmek için kadınlar çalışmak zorunda" dedi.

20/8/2007

Boğaz tokluğuna 'ölüm'


Güneydoğu Anadolu bölgesinde kadın işçiler 10 saatlik çalışma karşılığı 7 - 15 YTL ücret alıyorlar. Güç koşullarda çalışan kadın işçiler tarlalara ender olarak otobüs ya da minibüsle götürülüyor


GAP bölgesinde işçiye ihtiyaç duyan köylüler veya geniş araziye sahip toprak ağaları daha ucuz olduğu için kadın ve genç kızları tarlalarda çalıştırıyor. Ortalama 10 saatlik çalışma karşılığı 7 YTL ile 15 YTL karşılığı yevmiye alan kadınlar, kazançlarının 1 YTL'sini ise kendilerine iş bulan 'elçi'lere veriyor.
Elçiler çalıştıracakları kadın işçileri dar gelirlilerin oturduğu Eyyübiye, Karşıyaka, Hayati Harrani, Süleymaniye, Dikili ve Sırrın mahallelerinde buluyor. İşe çağrılan kadınlar oturdukları semtin belli bir noktasında her sabah 05.00'ten itibaren toplanıyor. İşçi kadınlar, kamyon, kamyonet ve traktör kasaları, minibüsler veya ender de olsa otobüslerle çalıştırılacakları köylere götürülüyor. Tarım işçisi kadınlar genellikle öğle yemeği verilmediği için yiyeceklerini de beraberinde götürüyor.

Elçiye 1 YTL komisyon

Saat 07.00'de çalışmaya başlayan ve 17.00'ye kadar devam eden çalışma süresince tarım işçileri, tarlada ot toplama, çapa yapma, taş temizleme, ürün toplama ve gübreleme çalışmaları yapıyor.
Gün sonunda tarım işçileri belirlenen yevmiye ücretini alırken, bu ücret 7 ile 15 YTL arasında değişiyor. Tarım işçileri her gün mesai bitiminde aldıkları ücretin 1 YTL'sini ise kendilerini iş bularak tarlaya götüren elçiye veriyor.


20/8/2007

Abdullah Gül Köşk'e çıkarken

TBMM'nin bugünkü birleşimi, Türkiye'nin on birinci cumhurbaşkanının seçiminin ilk turuna sahne olacak. Sandıktan mutlak bir zaferle çıkan AKP'nin adayı Abdullah Gül'ün, en geç 28 Ağustos Salı günü yapılacak olan üçüncü tur oylamada Çankaya Köşk'üne çıkma yetkisini alması az çok kesindir.
Cumhurbaşkanlığı, Türkiye'nin en yüksek makamıdır. Yalnızca yönetimin başı olması, karar alma mekanizmasındaki kritik işlevleri değildir önemli olan. Cumhurbaşkanı, ulusun birliğinden, ülkenin bütünlüğünden, geniş anlamda Türkiye'nin her şeyinden sorumludur. Tarihsel ve kültürel faktörlerin de etkisini taşıyan sembolizmi nedeniyle Türk toplumunun kalbinde çok ayrı bir yeri vardır bu makamın.
Böylesine hassas bir makama, toplumun mümkün olduğunca en geniş mutabakatını arkasına almış olan bir şahsiyetin seçilmesi, kuşkusuz tercihe şayan bir durum olurdu.
Yine de, Türk-İş'ten Odalar Birliği'ne, TİSK'ten daha ihtiyatlı bir çizgide durmakla birlikte TÜSİAD'a kadar çok geniş bir yelpazeye yayılan sivil toplum kuruluşlarının çoğunlukla kendisine destek açıklaması, Gül'ün işini kolaylaştırıyor.
* * *
Anayasa'nın koyduğu kurallara uygun bir şekilde yapıldığı sürece, herkes bu seçimin sonucunu kabullenmek ve ortaya çıkan yeni tabloyla birlikte yaşama gereğine kendisini uyarlamak durumundadır.
Bu arada, Gül'ün Çankaya'ya çıkışından rahatsızlık duyan kesimlerdeki tepkiler de sürüyor. Özellikle büyük kentlerimizin merkezlerinde yaşayan, oyunu çoğunlukla CHP'ye vermiş olan toplum kesimlerinin Gül'ün adaylığını belirgin bir tedirginlikle karşıladıkları bir olgudur.
Bu kesimlerde, Gül'ün seçimiyle cumhuriyetin laiklik ilkesinin telafi edilemeyecek bir şekilde zemin kaybedeceği yolunda yaygın kaygılar mevcuttur. Nitekim CHP, bu kesimlerin hassasiyetleri üzerinden Gül'ün cumhurbaşkanlığına sert bir tepki veriyor.
Gül, Milli Görüş ekolünden yetişmiş bir politikacıdır ve geçmişte laikliği ve cumhuriyet ilkelerini olumsuzlayan bazı talihsiz açıklamalarda bulunmuştur. Geçmişten çıkıp gelen bu gölge, şimdiden Çankaya Köşkü'nün kapısına uzanıyor.
Ayrıca, Türkiye, sembollerin büyük önem taşıdığı bir ülkedir. Gül'ün eşinin örtünme tercihi, türban tartışmalarının önümüzdeki 7 yıl süreyle Türkiye'nin gündemini geniş bir şekilde meşgul edeceğini şimdiden gösteriyor. Buna hazırlıklı olalım.
* * *
Son günlerde yaptığı "Rol yapmıyorum, ben şeffaf biriyim" şeklindeki açıklamalar, Gül'ün toplumun bu kesimlerinde kendisiyle ilgili olarak duyulan rahatsızlığın farkında olduğuna işaret ediyor. Gül, verdiği güvencelerle bu tereddütleri dağıtmaya çalışıyor.
Sonuçta, Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesi nasıl demokrasiye uygun bir tasarruf ise onun Çankaya'ya çıkmasından rahatsızlık duyan insanların görüşlerini demokrasi içinde ifade etmeleri de en doğal haklarıdır. Demokrasimizin bulacağı yeni dengede herkes birbirine tahammül edecektir.
Bütün mesele, Gül'ün cumhurbaşkanlığına ve AKP iktidarına duyulan tepkilerin demokrasinin sınırları içinde kalması, bu çerçevenin dışına çıkma arayışlarına girilmemesidir.
AKP iktidarı ve onun desteğindeki muhtemel cumhurbaşkanı, muhalefete karşı tahammül göstermenin aslında demokrasinin en önemli güvencesi olduğunu idrak etmelidir.Milliyet

20/8/2007

Eski Akp'li Emin Şirin serbest bırakıldı.

Ümraniye'de ele geçirilen el bombalarıyla ilgili soruşturma kapsamında gözaltına alınan eski GP Milletvekili Emin Şirin çıkarıldığı adliyede ifadesinin alınmasının ardından serbest bırakıldı.
Ankara'da önceki gün gözaltına alınarak İstanbul'a getirilen Şirin, Ümraniye'deki bir gecekonduda bulunan 27 adet el bombasıyla ilgili olarak emekli askerlerin de aralarında bulunduğu grup hakkında İstanbul Başsavcılığı'nca "terör örgütü kurmak" suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında sorgulandı.

Şirin suçlamaları reddetti

Soruşturma kapsamında geçen ay örgüt üyeliği ve devletin gizli bilgilerini ele geçirmek suçlamasıyla tutuklanan gazeteci-yazar Ergün Poyraz'ın bilgisayarında yapılan incelemede Şirin'in adının geçtiği notlara ulaşıldığı ve bunun üzerine Şirin hakkında yakalama kararı çıkarıldığı öğrenildi.
Avukatı eşliğinde dün ifade veren Şirin suçlamaları reddetti. Şirin'in tutuklanan emekli askerler Muzaffer Tekin ve Oktay Yıldırım'ı tanımadığını, Poyraz'ı ise kitaplarından tanıdığını söylediği öğrenildi. Akşam saatlerinde İstanbul Adliyesi'ne sevk edilen Şirin, Savcı Zekeriya Öz'e 2 saat ifade verdi. İfadesinin ardından serbest bırakılan Şirin çıkışta, "Gizli bir soruşturma kapsamında bilgime başvuruldu" dedi.
Aynı soruşturma kapsamında 16 kişi tutuklanmıştı.

20/8/2007

Dudaklarınıza bakıyor musunuz?Dudaklarınız duygularınızı iletmen

Cildiniz için besleyici ya da nemlendirici kullanıyorsunuz. Peki ya dudaklarınız için?
Ağız ve dudaklar, insanların fikir ve duygularını iletmede kullandıkları son derece etkili bir bölge. Ağlarken, gülerken, konuşurken ya da öpüşürken hep dudaklarımızı kullanıyoruz. Dudakların korunmasız ve özen bekleyen bir organ olduğunu da unutmamak gerekiyor. Düşünün ki sadece dış etkenlere karşı korunmasız yağ ve ter bezlerinden oluşan, yüzün diğer bölgelerinden 20 kat daha ince bir mukozadan bahsediyoruz. İşte tüm bu sebepler de, ergenlikten itibaren, ağız ve dudak bölgesine özel bir dikkat ve özen göstermenin, genç ve sağlıklı dudaklara sahip olmaktaki gerekliliğine işaret ediyor.

18 yaş: İyi alışkanlıklar edinin!
Genç bir insanın dudakları doğal haliyle de güzeldir. Fakat bu, bakıma ve özene ihtiyacı olmadıkları anlamına gelmez.


• Makyajınızı çıkarırken, dudaklarınızı kabaca ovuşturmayın. Dudak temizliği için hassas ve yumuşak bir ürün kullanın. Örneğin göz makyajınızı temizlerken kullandığınız ürünü dudaklarınız için de kullanabilirsiniz.

• Doğal yumuşaklığını korumak için günlük nemlendirici kreminizi dudaklarınıza yumuşak ve dairesel hareketlerle masaj yaparak yedirin.

• İster yaz, ister kış mevsimi olsun, dudaklarınız için mutlaka nemlendirici, koruyucu stick kullanın. Kurumayı ve çatlamayı önleyici vitaminli bir ürün ya da yazın güneşin zararlı ışınlarından korunmak için ultraviyole filtreli bir formül tercih edebilirsiniz.

• Bu yaşta makyajınız çok hafif olmalı. Çarpıcı renkli rujları geceleri tercih edin. Gündüz bir parlatıcı ile dudaklarınıza dolgunluk kazandırabilirsiniz.

30 yaş: Şekil ve hacime dikkat!
Bu yaşta dudaklar hala belirgindir; fakat hafif hafif incelmeye de başlarlar. Dudakların şeklini ve hacmini koruması için her sabah makyaj yapmadan ve her akşam yatmadan önce, ağız çevresi için besleyici, kırışıklıklara karşı, E ve C vitaminleriyle zenginleştirilmiş özel bir ürün sürün.

• Günlük güzellik programınıza bazı jimnastik hareketlerini de ekleyin. Böylelikle dudakların dolgun ve şekilli olmasını sağlayan mukozayı destekleyen kasları da çalıştırmış olursunuz.

• Bu yaşlar göz alıcı bir makyaj yapmak için ideal! Gündüz opak, geceleri parlak renklerde UV filtreli ve nemlendiricili rujlar seçmelisiniz.

40 yaş: Gençleştirici bakımlar uygulayın!
Yaşın ilerlemesiyle dudak dokusundaki kolajen ve elastinin hasar görmesi, çizgiler ve kırışıklıkların oluşmasına neden olur. Dudak çevresi üst derisi (epidermit), yüzün diğer bölgelerinden daha hızlı bir şekilde incelir, yaşlanır. Başlangıçta bu belirtiler dikkatinizi çekmese de, önlem almadığınız takdirde hızlı ve istenmeyen şekilde yaşlanma görülür.

• Cildin hücresel etkinliğini canlandırmak için hafif bir temizleme maskesi uygulayın. Parmaklarınızla özel dudak bakım kremini masaj yaparak sürün. Sonra da dudaklarınızı ılık suyla durulayın.

• Sabah ve akşam dudak çevrenize ve dudaklarınıza kırışıklıklara karşı bir krem kullanın. Dolaşımı canlandırmak için bu bölgeyi parmağınızla çimdikleyin.

• 40'lı yaşlardan sonra, gözle görülür değişiklikler karşısında, izlerden ve kırışıklıklardan kurtulmak, dudak çevrenizi belirginleştirmek ya da dudaklarınıza daha dolgun bir görünüm kazandırmak için bir plastik cerrah ya da estetisyene başvurabilirsiniz.

• Makyajda ise, hafifliğe önem verin. Açık ve parlak tonlar seçin ve mutlaka parlatıcı kullanın. Dudak kalemi ile dudak çevrenizi çevrelemeyi de unutmayın.
 

15/8/2007

Piyasalarda sular durulmuyor

  Yurtdışı borsaların etkisi altındaki piyasalarda sular bir türlü durulmak bilmiyor. Özellikle kredi koşullarna ilişkinendişeler yatırımcı tercihlerini değiştirirken, bundan en büyük darbeyi borsa ve YTL alıyor. Borsa gün açılışından itibaren gelen satışlarla hızla gerilerken, dolarda da çarpıcı bir yükseliş izleniyor.

15/8/2007

Emin Çölaşan'ın Hürriyet'ten kovulmasına sebep olan maka

Emin çölaşanın Vay vay vay isimli makalesi:


Vay vay vay!..


ELİMDE İstanbul'da haftalık yayınlanan bir İslamcı dergi var. Seçim sonrasındaki iki ayrı kapağını burada görüyorsunuz. İlkinde Anıtkabir'e kilit vurulmuş ve altı ok, Atatürk'ün mezarından ceset halinde çıkarılıyor.

Bir sonraki kapakta ise altı ok şöyle tanımlanıyor: (Aslında Cumhuriyet rejimine küfrediliyor!)

"Dinsizlik, Halk Düşmanlığı, Fahişelik-İbnelik, Ayyaşlık-Hırsızlık, Batıcılık-Hayvanlık, Vatan Hainliği."

* * *

Derginin Anıtkabir kapaklı sayısında, 19. sayfada bir haber. Bunları sizlerden özür dileyerek aynen veriyorum ki, herkes pisliğin boyutunu görsün. Haberin başlığı: "Dayılanan pezevenge kurşun yağdı."

"Kayseri'de seks dükkanı açarak Müslüman halkımıza meydan okuyan pezevengin kerhanesi kurşunlandı. Kayserili Müslümanlar bu orospu çocuğunun açtığı seks dükkanına giderek 'Ananın porno filmi var mı, eğer gelirse biz satın alacağız. Ananın donunu da dükkanın girişine as' dediler.

Şimdi biz laiklerden öğrendiğimiz yöntemlerle para kazamayı öğrenen bu orospu çocuğunun anasının filminin vizyona giriş haberini bekliyoruz.

Müslüman Kayseri halkı bizi yanıltmadı ve pezevengin işyeri kurşunlandı. Onları tebrik ediyoruz.

Gün geçmiyor ki Laik Cumhuriyet'in Allahsız ve ahlaksız rejiminin pislikleri görülmesin. Cumhuriyet kazanımları!

'İlke ve inkılapların' oluşturduğu bu manzara karşısında biz intikam yemini ettik.

Tek tek ve topyekun, hesabını bu dünyada görmek üzere Allah'tan memuriyet diliyoruz."

Bu yayınlar (hem de "Müslümanlık" adına) İstanbul'da Valiliğin, Savcılığın, Emniyet ve öteki ilgili makamların gözleri önünde yapılıyor.

Devlet var mı? Var, var!

Emin Çölaşan - Hürriyet  14-Ağustos-2007

9/8/2007

ankarada susuzluk çilesi

Ankaralı bidonlarla su beşinde perişan oldu.Alışveriş merkezleri susuzluktan tuvaletlerini kapattı.Restoran ve lokantalar susuzluktan plastik tabak ve çatal kaşıkla servis yapıyorlar.

8/8/2007

Başkentte içkisiz Laila

Ankara'daki ünlü eğlence mekânı Laila, içkisiz lokantaya çevriliyor. Laila'nın yöneticilerinin gerekçesi, 'AKP Genel Merkezi önünde görevli polislerin müşterileri tedirgin etmesi'


AKP'nin yeni genel merkez binasının karşısında bulunan ünlü eğlence mekânı Laila konsept değiştirecek. İçkili bir eğlence mekânı olan Laila içkisiz lokantaya çevrilecek ve yeni mekânda Anadolu'nun yöresel yemekleri verilecek.
İstanbul'un gözde eğlence yeri olan Laila'nın Ankara Söğütözü'ndeki şubesinde hareketli günler yaşanıyor. AKP'nin kısa süre önce taşındığı yeni genel merkez binasının önünde sürekli emniyet mensuplarının nöbet tutmasının, içkili olan Laila'dan ayrılan müşterileri tedirgin ettiği savunuldu. Konsept değişikliğine gitme kararı aldıklarını belirten bir Laila yetkilisi, "Müşterilerimiz çıkışta içki kontrolü yapılacağı endişesiyle bile tedirgin oluyordu. Rahat hareket edemiyordu. Bunları dikkate almak istedik ve bir değişikliğe gitme kararı aldık" dedi.

Adı da değişecek

"Sofra" adını alması beklenen yeni mekânda, Anadolu'nun yöresel yemeklerinin verileceği, mekânın içini baştan aşağı değiştiren yönetimin barları da yıktıracağı belirtildi.
Bir yetkili, açılışın 28 Ağustos'ta yapılabileceğini kaydederek şunları söyledi:
"Basın toplantısı düzenleyerek neden değişiklik yaptığımızı ve bundan sonra nasıl bir hizmet vereceğimizi açıklayacağız. Biz hiç kimseden, özellikle AKP'lilerden baskı görmedik. Buraya AKP'li milletvekillerinin çocukları da geliyordu. Ancak gece yarısı içkili olarak buradan ayrılan müşterilerimiz, dışarıdaki emniyet mensuplarını görünce tedirgin oluyordu, 'Bir kontrol olur mu?' diye düşünüyordu."

8/8/2007

Doğum gününde şehit oldu

Hakkâri Yüksekova'da devriye görevi yapan araçta bulunan Üsteğmen Çağlar Canbaz, mayın patlaması sonucu şehit oldu.


Hakkâri'de mayın kurbanı olan üsteğmen Çağlar Canbaz'ın Ankara'ya tayinine 1 hafta kala, doğum gününde şehit olduğu öğrenildi. Tek evladının tabutunu gözyaşlarıyla karşılayan baba Hayrettin Canbaz, "Mayını Meclis'e atmak gerek. Onlar da şehit babası olsun" diye tepkisini dile getirdi.
Canbaz'ın cenazesi dün akşam saatlerinde Van'dan İstanbul'a getirildi. Baba Canbaz, oğlunun cep telefonundaki fotoğrafını öperken, askerlerin yardımıyla güçlükle ayakta durabildi. Canbaz, 11 aydır doğuda görev yapan oğluyla en son pazar günü telefonda konuştuğunu belirterek, "10 gün sonra izne geleceğini söyledi. Ankara'daki Kara Harp Okulu'na tayini çıkmıştı" dedi.

Geriye sazı kaldı

Acılı baba, 28'inci yaşını göremeden doğum gününde şehit olan oğlunu bir gün önce rüyasında gördüğünü anlattı. Canbaz, "Öleceği içime doğmuştu. Rüyamda ikimiz de denize giriyorduk. O yeşil bir kundak içinde denizden uzaklaşıp kayboldu. Ona yetişmeye çalıştım, ama kurtaramadım" dedi. Bu arada Canbaz'ın özel eşyaları havalimanında HAVAŞ'a ait özel bir araçla teslim alındı. Eşyalar arasında çalmayı çok sevdiği sazı, yaşlı yakınları için aldığı 3 baston da vardı.

Arkadaşı da şehit olmuş

Canbaz'ın Küçükçekmece'deki evinde gözyaşları sel oldu. Dayı Osman Yenigün taziyeleri kabul etti. Canbaz'ın okul ve devre arkadaşı olan Jandarma Teğmen Tuna Kara'yı da aynı şekilde Hakkâri'de şehit verdiklerini belirten Yenigün, "Zengin çocukları askerden kaçıyor, bizimkiler şehit oluyor" dedi. Canbaz'ın cenazesi bugün Ataköy 5. Kısım Camii'nde kılınacak cenaze namazının ardından Edirnekapı Mezarlığı'na defnedilecek.


Şehit eşinden Gül'e tepki

ANKARA Milliyet
Diyarbakır'ın Dicle ilçesinde teröristlerce döşenen mayının patlaması sonucu şehit düşen Astsubay Üstçavuş Mahmut Özdemir, dün Ankara Kocatepe Camii'nde düzenlenen ve gergin geçen törenin ardından toprağa verildi.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ile Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün yan yana saf tuttuğu törende şehit eşi Gizem Özdemir, Gül'e,"Şehit cenazelerinde hiçbir AKP'liyi görmek istemiyoruz" dedi. Gül, bu tepkinin ardından sessiz kalmayı tercih etti.
Ankara Emniyeti, haziranda yaşanan hükümete yönelik protestoların tekrarını önlemek için bine yakın polisi cami etrafında görevlendirdi.. Öğle namazının ardından cenaze namazına barikat nedeniyle geçemeyen bazı vatandaşlar polise tepki gösterdi. Vatandaşlar, çevik kuvvet barikatlarını yıkmak isteyince avluda arbede yaşandı.
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt ile Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ, Ankara dışında oldukları için cenaze törenine katılamadı.Milliyet

Bağlantılarım

Neden AKP
Ben neden Akp'ye oy verdim biliyormusun?

Aylık gelirim arttı.Para kazanıyorum para
Yaşam standartlarımı yükseltti.
Yolsuzluk yapmadı.Yapsada bal tutan parmağını yalar canım.
Özelleştirme ile milli kuruluşlarımızı yabancılara sattı.
Kredi kartı borçlarımı günü gelmeden takır takır ödüyorum.
Benim oğlum okul harçlıklarından biriktirdiği para ile gemi satın aldı.
Ben rantiyeciyim para ile para kazanıyorum.
Borsada milyarlarım var onun için
Sadece kendi yaşam standartlarını değil halkın yaşam standardınıda yükselttiler
Çok güzel çalışıyorlar!Çok güzel konuşuyorlar
Gelir dağılımını düzelttiler.Zenginden yana değil halktan yana politika yaptılar.
Ülkeme huzur geldi.Ne sokakta gasp olayları oluyor ne evime hırsız giriyor.
Ben aslında oyumu neden ve kime verdiğimi bilmiyorum ki
Emekliye memura zam yaptı.Adam gibi maaş verdi.
İMF ye rest çekti.
İMF onları destekliyor.
Yabancıların getirdiği sıcak paraya yüksek faiz veriyor
Büyük kentlerin trafik sorununu çözdü
Aslında ben akp'ye oy vermedim.
Aslanlar gibi Akp politikalarını her yerde savunurum arkadaş.
Kışlık Kömürüm şimdiden hazır.
Dolar düştü yerli üretici malını satamıyor ama ithalat cenneti olduk.
Ekonomi iyi gidiyor.Borcu borçla kapatıyoruz evelallah
Her doğan çocuğumuz sadece 5 bin dolar borçla doğuyor.Borç yiğidin kamçısı
Oyum isteksizce napim muhalefet partilerini gözüm tutmadı arkadaş


Şu Andaki Durum
Blogcu ile yapıldı