« Önceki | Sonraki »

3/11/2009

Kocanın böylesi düşman başına!

Karısını televizyon ekranında rezil rüsva etti...

Show TV'de yayınlanan "Kocam bir melek" yarışmasında ekrana öyle bir çift geldi ki izleyenler şoke oldu. Koca, karısını yerin dibine soktu... Demediğini bırakmadı... Bir de kafasına leğen fırlattı.


Halil-Hatice Turgul çifti Şanlıurfalı... Garsonluk yapan Halil Bey, "Urfalı dediğin maço olur" deyip bütün kabalıkları sıraladı... 

İşte şoke eden o diyaloglar;

Kadın-Hani nerde kahvaltı...
Koca-Sus be! Laga luga etme... Abudik -kubudik konuşuyorsun
Karısı - Domateslerin kabuklarını soy
Koca-Sus be diyorum çok konuşma
Karısı- Kahvaltıyı soruyorum...
Koca-Ya kes sesini be!.. Sen de buldun buluyorsun ha!..

DUBA GİBİ KARI OLDUN

Koca-Ben hayatta salam yemem sana salam hazırladım.
Kadın -Ben yerim...
Koca -Ye! Ye!... Yiye yiye halinden anlaşılıyor baksana... Duba gibi bir karı oldun çıktın başıma... Aldığımda 36 beden giyiyordun şimdi 44 beden giyiyorsun. Formunu koruyaydın ben ne yapayım... Formunu koruyanlar nasıl koruyor... Benim annem 81yaşında hala incecik...

BOĞAZINI BİRAZ TUTSAN

Kadın -Gidebilirim istiyorsan...
Koca-Ne, nereye gideceksin be... Bu yaştan sonra... Ne kimse senin yüzüne bakar, ne benim yüzüme...
Kadın-Bugüne kadar memnundun kilomdan
Koca -Zayıfla diye diye bir hal oldum... Boğazını biraz tutsan biraz zayıflayacan da... Ama nerde.

Kadın-Ama çok ağır konuşuyorsun...
Koca-Hadi be, dürümleri yapıp yapıp yutuyorsun... Çocuk anne yine boğazın açıldı diyor...
Kadın -Bu kadar gözüne batıyorsa yemem
Koca-Yok canım lokmanı saydığımdan değil. Bak karı bana bak, ben ne kadar incecik adamım görüyor musun. Ben 42 giyiyorum sen 44 beden giyiyorsun allahtan kork be!...

KARISINA ÇÜÜÜŞŞ ÇEKTİ

Kadın-Bu mu hazırladığın deminden beri
Koca-Çüüüşşş daha ne yapayım...
Kadın-Ne çüüüşü be, sen kime çüşşş diyorsun...

Koca -Bu bütün ekmeği sana kesiyorum...
Kadın-Bir tane yetmez üç tane kesmen lazım...
Koca-İşte böyle ha!... Bakın üç ekmek yetmiyor...
Kadın-Ya sen niye takıntı haline getirdin kilolarımı...
Koca-Yiyon yiyon duba gibi oluyorsun...

20/3/2008

Konut Kredisi Kullanacaklara Sanayi Bakanlığın dan Müjde var

Sanayi Bakanlığı, mortgage kredilerinde tüketicinin üzerindeki yükü azaltacak yeni bir düzenleme hazırladı.

Buna göre, konut kredisi verilmesi, hayat sigortası ve konut gibi sigortaların yaptırılması şartına bağlanamayacak. Böylece kredi masrafı azalacak.

Düzenleme ile ayrıca erken ödeme ücretinin üst sınırı düşürülüyor. Sabit faizli mortgage kredisinin geri ödemesini vadesinden önce ödemek isteyen müşterilere yüzde 2 değil, binde 5 oranında azami erken ödeme ücreti uygulanabilecek.

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da değişiklik öngören düzenlemesinde, tüketici açısından sakıncalı görünen mortgage kredisinde sigorta uygulaması değiştirildi. Görüşe açılan ve yaz tatilinden önce yasalaştırılması tasarlanan düzenlemeye göre; konut finansmanı kuruluşu tarafından kredi verilmesi, hayat sigortası, konut sigortası gibi yapılması isteğe bağlı sigortaların yaptırılması şartına bağlanamayacak. Böylece, örneğin 10 yıl vade ile 100 bin YTL mortgage kredisi kullanan bir tüketici, 5-6 bin YTL civarında tutan sigortayı yaptırmak zorunda olmayacak.

SİGORTA SEÇİMİ YAPILABİLECEK

Düzenlemenin gerekçesinde, uygulamada konut finansmanı kuruluşu tarafından kredi verilmesinin, hayat sigortası, konut sigortası gibi yapılması isteğe bağlı sigortaların yaptırılması şartına bağlandığına işaret edildi. Gerekçede, “Bu sigortaları yaptırmayan tüketicilere bankalar tarafından kredi kullandırılmamaktadır. Ayrıca bu sigortalar tüketiciler için ek maliyetler getirmekte ve bu sigortayı yaptırmak isteyen tüketicilerin başka bir sigorta kuruluşunu tercih etmesi engellenmektedir“ denildi. Yeni düzenleme ile sigorta yaptırmak isteyen kredi müşterisi, bankanın kendisine sunduğu şirketten sigorta yaptırmak zorunda kalmayacak.

CEZA DÖRTTE BİRE İNİYOR

Yeni yasal düzenlemede mortgage kredisinde erken ödeme ücreti de düşürüldü. Mevcut düzenlemede, sabit faizli mortgage kredisi kullananlar, borçlarını vadesinden önce ödemek isterlerse, yüzde 2’ye kadar ceza ödemek zorunda bulunuyor. Yeni düzenlemede, cezanın üst sınırı yüzde 2’den binde 5’e indirildi. Erken ödeme ücreti, gerekli faiz indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansmanı kuruluşuna erken ödenen tutarın binde 5’ini geçemeyecek. Böylece kredi müşterisinin ödeyeceği ceza dörtte bir (1/4) oranına inecek

20/3/2008

İşsiz gençlerin umudu yabancı şirketler

Üniversite mezunu işsizlerin hayalini, “yabancı veya yabancı ortaklı şirketlerde” işe girmek süslüyor.

Prometheus Danışmanlık şirketi tarafından özel, devlet ve yurt dışında üniversitelerden 2007 yılında mezun olan ve İstanbul'da iş arayan gençler arasında “Gençler ve İşsizlik” konulu bir araştırma yapıldı.

Kasım-Aralık 2007 ile Ocak-Şubat 2008 dönemini kapsayan araştırma ile lisans mezunu, 27 yaşın altında olan, aktif iş arayan ve okul sonrası hiç deneyimi olmayan 300 kız ve 300 erkekle görüşülerek, iş arama profilleri ve beklentileri belirlendi.

Prometheus Danışmanlık Genel Müdürü Yücel Atış, gençlerin yüzde 37'sinin iş dünyası ile okuldayken tanıştığını belirtiyor. Bu gruptaki gençler, daha hızlı iş buluyor. İş dünyası ile tanışmayı okulun bitişine bırakanların ise iş dünyasına uyum sağlama, görüşme alma ve iş bulma hızı çok daha düşük gözüküyor.

“NE İŞ OLSA YAPARIM”

Araştırmada “Ne kadar süredir aktif iş arıyorsunuz?” sorusuna; gençlerin yüzde 10'unun “12 aydan fazla”, yüzde 18'inin “8-12 ay arası”, yüzde 25'inin “6-8 ay arası”, yüzde 26'sının “4-6 ay”, yüzde 15'inin “2-4 ay” ve yüzde 6'sının “0-2 ay” yanıtı verdi.

Gençlerin yüzde 53'ü 6 aydan fazla süredir aktif iş arayışında. Bu da özellikle 2007 yılının ikinci altı ayında şirketlerin eleman almak konusunda muhafazakar olduklarını gösteriyor. İş bulma süreci uzadıkça aktif iş arayan sayısının artması, gençleri daha çetin bir rekabetin beklediğini gösteriyor. Gençler iş arayışında “ne iş olsa yaparım” veya “işsiz kalmaktansa bir işe gireyim” yaklaşımını taşımıyorlar.

“İMAJ ODAKLI YENİ KUŞAK”

Birden fazla seçenekli “İş arayışında şirketlerde aradıklarınız neler?” sorusuna gençlerin yüzde 62'sinin “imaj” yanıtı verdiği dikkat çekerken, “ücret paketi” diyenlerin yüzde 55, “kariyer ve gelişim olanakları” diyenlerin yüzde 37, “çalışma ortamı” diyenlerin yüzde 28 olduğu görülüyor. Gençlerin imaj, ücret ve kariyer odaklı hayata bakışının yeni bir iş arayan kuşak ile karşı karşıya olunduğunu gösteriyor.

Gençler iş ararken öncelikle teknoloji, finans, medya&iletişim, otomotiv şirketlerini tercih ediyor. En az tercih edilen sektörler ise perakende, tekstil, sigorta, lojistik, turizm olarak sıralanıyor. En çok çalışmak istedikleri alanlar da insan kaynakları, finansman, pazarlama, ihracat, üretim; en az çalışmak istenilen alanlar ise satış, muhasebe, personel, lojistik olarak belirtiliyor.

“İSTANBULLU GENÇLER TEMBEL İŞSİZ”

Gençlerin yabancı şirkette çalışma isteği öne çıkıyor. Bu kuşakta imaj ve isim önceliğinin payı net olarak görünüyor. Özellikle geçmişte holdinglerde çalışmak yönünde olan tercihin gittikçe azaldığı gözleniyor.

Araştırmaya katılanların “İş arayışında yerli yabancı şirket tercihiniz nedir?” sorusuna yüzde 46'sı “yabancı veya yabancı ortaklı şirket”, yüzde 30'u “yerli şirket”, yüzde 24'ü “fark etmez” yanıtı verdi.

Gençlerin yüzde 70'i İstanbul'da çalışmayı tercih ediyor. Bu durum, Anadolu'daki şirketlerin nitelikli eleman çekmekte zorlandığını ortaya koyuyor.
Gençlerin iş arama sürecinde teklif alma oranları yüksek. Ancak, teklif alanların yarıdan fazlasının ilk teklifi “isim, alan, ücret nedeniyle” beğenmeyerek kabul etmediği dikkat çekiyor. İstanbullu gençlerin çoğunluğunun işe girmek konusunda acele etmediği, “seçici işsiz veya tembel işsizliği” olarak tanımlanan grupta yer aldığı belirtiliyor.

20/8/2007

'İş yok, erkekler evde oturuyor'

Kaza ders olmadı

Kamyonet kasasında tarlaya giden kadın işçilerin ölümünün ardından denetimler sıklaştırılsa da bölgede çalışan tarım işçileri dün de yine yine kamyon kasaları ve traktör römorklarında taşındı. Şanlıurfa- Mardin çevreyolu kavşağında trafik polisleri dün denetim yaptı.
Durdurulan bir kamyonetin kasasından, çocuk ve kadınlardan oluşan 25 tarım işçisi çıktı. Kadın işçiler, gazetecilerin bir gün önce yaşanan kazayı hatırlatması üzerine, "İşe gitmeye mecburuz. Öleceksek, otobüste de ölürüz" dedi. Polis, şoför İbrahim Çiftçi'ye 2 bin 165 YTL trafik cezası kesti. Polisler, denetimlerde 4 araca toplam 8 bin 660 YTL para cezası yazdı.


'İş yok, erkekler evde oturuyor'

Şanlıurfa'nın yoksul mahallelerinden Eyyübiye'de oturan ve merkeze 35 kilometre uzaklıktaki Kabahaydar köyüne çalışmaya giden bir kadın, her gün saat 05.00'te kalktıklarını, küçük çocuklarını evde tek başlarına bıraktıklarını söyledi.
Adını açıklamak istemeyen kadın, "Tarla sahipleri erkek işçi çalıştırmak istemiyor. İş olmadığı için kocalarımız evde oturuyor. Erkekler oturuyor, kadınlar çalışıyor. İş olsa kocalarımız gider çalışır, biz de çocuklarımıza bakardık. Ama eve ekmek götürmek için kadınlar çalışmak zorunda" dedi.

20/8/2007

Boğaz tokluğuna 'ölüm'


Güneydoğu Anadolu bölgesinde kadın işçiler 10 saatlik çalışma karşılığı 7 - 15 YTL ücret alıyorlar. Güç koşullarda çalışan kadın işçiler tarlalara ender olarak otobüs ya da minibüsle götürülüyor


GAP bölgesinde işçiye ihtiyaç duyan köylüler veya geniş araziye sahip toprak ağaları daha ucuz olduğu için kadın ve genç kızları tarlalarda çalıştırıyor. Ortalama 10 saatlik çalışma karşılığı 7 YTL ile 15 YTL karşılığı yevmiye alan kadınlar, kazançlarının 1 YTL'sini ise kendilerine iş bulan 'elçi'lere veriyor.
Elçiler çalıştıracakları kadın işçileri dar gelirlilerin oturduğu Eyyübiye, Karşıyaka, Hayati Harrani, Süleymaniye, Dikili ve Sırrın mahallelerinde buluyor. İşe çağrılan kadınlar oturdukları semtin belli bir noktasında her sabah 05.00'ten itibaren toplanıyor. İşçi kadınlar, kamyon, kamyonet ve traktör kasaları, minibüsler veya ender de olsa otobüslerle çalıştırılacakları köylere götürülüyor. Tarım işçisi kadınlar genellikle öğle yemeği verilmediği için yiyeceklerini de beraberinde götürüyor.

Elçiye 1 YTL komisyon

Saat 07.00'de çalışmaya başlayan ve 17.00'ye kadar devam eden çalışma süresince tarım işçileri, tarlada ot toplama, çapa yapma, taş temizleme, ürün toplama ve gübreleme çalışmaları yapıyor.
Gün sonunda tarım işçileri belirlenen yevmiye ücretini alırken, bu ücret 7 ile 15 YTL arasında değişiyor. Tarım işçileri her gün mesai bitiminde aldıkları ücretin 1 YTL'sini ise kendilerini iş bularak tarlaya götüren elçiye veriyor.


8/8/2007

Başkentte içkisiz Laila

Ankara'daki ünlü eğlence mekânı Laila, içkisiz lokantaya çevriliyor. Laila'nın yöneticilerinin gerekçesi, 'AKP Genel Merkezi önünde görevli polislerin müşterileri tedirgin etmesi'


AKP'nin yeni genel merkez binasının karşısında bulunan ünlü eğlence mekânı Laila konsept değiştirecek. İçkili bir eğlence mekânı olan Laila içkisiz lokantaya çevrilecek ve yeni mekânda Anadolu'nun yöresel yemekleri verilecek.
İstanbul'un gözde eğlence yeri olan Laila'nın Ankara Söğütözü'ndeki şubesinde hareketli günler yaşanıyor. AKP'nin kısa süre önce taşındığı yeni genel merkez binasının önünde sürekli emniyet mensuplarının nöbet tutmasının, içkili olan Laila'dan ayrılan müşterileri tedirgin ettiği savunuldu. Konsept değişikliğine gitme kararı aldıklarını belirten bir Laila yetkilisi, "Müşterilerimiz çıkışta içki kontrolü yapılacağı endişesiyle bile tedirgin oluyordu. Rahat hareket edemiyordu. Bunları dikkate almak istedik ve bir değişikliğe gitme kararı aldık" dedi.

Adı da değişecek

"Sofra" adını alması beklenen yeni mekânda, Anadolu'nun yöresel yemeklerinin verileceği, mekânın içini baştan aşağı değiştiren yönetimin barları da yıktıracağı belirtildi.
Bir yetkili, açılışın 28 Ağustos'ta yapılabileceğini kaydederek şunları söyledi:
"Basın toplantısı düzenleyerek neden değişiklik yaptığımızı ve bundan sonra nasıl bir hizmet vereceğimizi açıklayacağız. Biz hiç kimseden, özellikle AKP'lilerden baskı görmedik. Buraya AKP'li milletvekillerinin çocukları da geliyordu. Ancak gece yarısı içkili olarak buradan ayrılan müşterilerimiz, dışarıdaki emniyet mensuplarını görünce tedirgin oluyordu, 'Bir kontrol olur mu?' diye düşünüyordu."

28/7/2007

48 yıl erkek gibi yaşadı


Saçını kestirdi, erkek kıyafetleri giydi.. Onlar gibi yaşadı, hem de 48 yıl. Neden mi?

Dul kalınca erkeklerin tacizinden kurtulmak için saçını kestirip erkek kıyafetleri giymeye başlamış

Erzurum'un Mahallebaşı semtinde gençliğinde güzelliğiyle dikkat çeken Sona Polat (76), 48 yıl önce dul kalınca erkeklerin tacizinden kurtulmak için saçını erkek gibi kestirip erkek kıyafetleri giymeye başlamış.


İlk başlarda zorlandığını ancak daha sonra erkek gibi yaşamaya alıştığını söyleyen Polat çevresinde bazen ’Sona dede’, bazen ‘Sona nine’ olarak anılıyor. Bir gecekonduda kendisi gibi kimsesiz olan Hatice Taşdemir ile aynı evi paylaşan Polat, görünümüyle, saç traşıyla erkekten farksız. Polat, sosyal yardımlaşma vakfından aldığı yardımlarla ayakta durmaya çalışıyor.

28/7/2007

Yahu nerde bu Akp'liler

Seçmeni demi değiştirsek ne?!

AK Parti'ye oy veren utanıyor

Seçim sonuçlarının ortaya koyduğu “iki kişiden birinin AKP’ye oy verdiği” tespitinin ardından CHP lideri Baykal’dan “AKP’ye oy veren vatandaşların ruh haline” ilişkin ilginç bir değerlendirme geldi. Dün kendisini ziyaret eden ATO Başkanı Sinan Aygün’ü kabulünde Baykal’ın “Vatandaş, AKP’ye oy verdiğini gizliyor, çünkü utangaçlık hissediyor.

Enterasan bir ruh hali. Oy veriyor ama saklama eğiliminde. Çünkü istemeyerek vermiş ve bunun bir hata olduğunu düşünüyor” dediği öğrenildi. Aygün, toplantı çıkısında ziyaret sebebini “Baykal, ilkeli, şeffaf ve dürüst bir politikacı. Türkiye’nin kendisine ihtiyacı olduğunu vurgulamak için bu ziyareti gerçekleştirdik” diye açıkladı.

Edinilen bilgiye göre görüşmede, sandıktan çıkan sonuca rağmen şu ana kadar AKP’ye oy verdiğini söyleyebilen birine rastlamadığını belirten Baykal, espriyle karışık, “Sorsan kimse AKP’ye oy verdim, demiyor. Herkes birbirine soruyor. O iki kişiden biri sen misin diye? Siz de sormadınız mı Sinan birbirinize?” dedi. Bunun üzerine Baykal’ın sözlerini destekleyen Aygün’ün ise “Aynen öyle. Sorsan kimse vermedi ama yarısı vermiş. Peki nerde bu AKPli’ler” demesi salonda kahkahalara neden oldu.

Gülümhan Gülten/Vatan

17/6/2007

DTP'li Bağımsız adaylar meclise girerse Akp ile koalisyon yapacaklar.

Erdoğan'dan DTP ile koalisyona açık kapı

Başbakan, bağımsız adaylarla Meclis'e girerek grup kurması halinde DTP ile bir koalisyona 'hayır' demedi
ANKARA Milliyet

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçimin ardından birinci parti çıkmaları halinde kabinede değişiklik yapacağını açıkladı. Erdoğan, tek başına iktidara yetecek sayıya ulaşmamaları durumunda ise CHP ve grup oluşturması halinde DTP ile koalisyona da açık kapı bıraktı.
Erdoğan, önceki akşam CNN Türk'te Ahmet Hakan'ın sunduğu Liderler Zirvesi programında soruları yanıtladı. Yeni genel merkez'deki sohbette, Erdoğan Bülent Arınç'ın tekrar TBMM Başkanı olup olmayacağına yönelik net bir mesaj vermedi.

Sürpriz açıklama

Seçimlerden sonra, tek başına iktidar olmaya yetecek kadar milletvekili çıkaramamaları halinde CHP ile koalisyon ihtimalinin olup olmadığının sorulması üzerine Erdoğan, "Bunları konuşmak çok erken. O tabloyu gördüğümüzde değerlendirmeyi ona göre tabii ki yaparız" dedi.
DTP'nin bağımsız adaylarla Meclis'e girip daha sonra grup kurması halinde bu partiyle koalisyon kurulup kurulmayacağının sorulmasını üzerine de Erdoğan, şu sürpriz açıklamayı yaptı: "Parlamento tarihine baktığınız zaman, birbiriyle hiç bir araya gelemeyecek denilen partiler bir araya gelmiştir. 1974'te Bülent Ecevit-MSP, Milliyetçi Cephe hükümetleri oluştu. Normalde bunların hiçbirinin bir araya gelmesi mümkün değil. Ama bunlar hep oldu. Şartlar yarın ne gösterir, bunun için şimdiden konuşup da kilitlemek yanlış olur diye düşünüyorum. 'Demokrasinin içerisinde çareler tükenmez' deniliyorsa birçok çareler de çıkabilir. Onun için sabırlı olmakta fayda var."

'Gül değerlendirilir'

Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanlığı adaylığı durumunun günü geldiğinde yeniden değerlendirileceğini söyleyen Erdoğan, yaşanan süreçle ilgili bir burukluk yaşadığını belirtti.
Erdoğan, "Burada asıl sorun Gül'ün eşinin başörtüsü müdür?" sorusuna şu yanıtı verdi:"O aslında çok daha üzücü olur. Eğer o ise o zaman şunu söylesinler; başörtülü olan birisi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olamaz, desinler. Yani, bu ülkede eşi başörtülü olan insan bu ülkenin vatandaşı değil midir? Çok çirkin olur. Üçünün de (Cumhurbaşkanı, Başbakan, TBMM Başkanı) başının açık olduğu zaman oluyor da bu olduğu zaman (üçü de kapalı) niye olmuyor? Burada biz birbirimizin eşlerinin başının örtüsüyle açıklığıyla ilgilenmeyi artık bir kenara koyalım."
Cumhuriyet mitinglerine yönelik, "milyonlarca kişi toplandı" söylemlerini de eleştiren Erdoğan, "Eğer sayı önemliyse biz AKP olarak onun üstünde çok kalabalık toplarız" dedi.

16/6/2007

2. seçim için raportör iptal dedi

Raportör 2. sandık için ne dedi?

Anayasa Mahkemesi raportörü iptal istedi. Gerekçesi ise 1970'te çıkan bir karar.
16 Haziran 2007 Cumartesi 13:13
Anayasa değişikliği paketini değerlendiren Anayasa Mahkemesi raportörü “Her madde için 367 oy gerekir, paket esastan iptal edilmeli” yorumunu yaptı.

Raportör bu görüşü 1970'te İşçi Partisi’nin açtığı bir davaya dayandırdı.

Celal Bayar ve arkadaşları için af öngören bir düzenlemede Anayasa Mahkemesi her maddede 367 oy gerektiği yönünde karar vermişti.

Raportör paketin iptali yönünde görüş bildirse de, usul yönünde CHP'nin iptal başvurusunun reddedilmesi gerektiğini de raporunda belirtti.

Çünkü CHP'nin iptal başvurusunu değişiklik paketi onaylanıp Resmi Gazete’de yayımlandıktan on gün sonra yapması gerekiyordu, ancak CHP bu yasal süreyi beklemedi.

Şimdi mahkeme CHP'nin başvurusunu bu gerekçe ile reddetse bile, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer gerekli yasal
süre dolduktan sonra paketi yine mahkeme önüne getirecek.

Yüksek Mahkeme Sezer'in başvurusunda yine iptal kararı verebilir. Raportörün görüşü mahkeme açısından bağlayıcı değil ancak iptal başvurusunun hukuki temeli hakkında genel bir çerçeve çiziyor.

Bağlantılarım

Neden AKP
Ben neden Akp'ye oy verdim biliyormusun?

Aylık gelirim arttı.Para kazanıyorum para
Yaşam standartlarımı yükseltti.
Yolsuzluk yapmadı.Yapsada bal tutan parmağını yalar canım.
Özelleştirme ile milli kuruluşlarımızı yabancılara sattı.
Kredi kartı borçlarımı günü gelmeden takır takır ödüyorum.
Benim oğlum okul harçlıklarından biriktirdiği para ile gemi satın aldı.
Ben rantiyeciyim para ile para kazanıyorum.
Borsada milyarlarım var onun için
Sadece kendi yaşam standartlarını değil halkın yaşam standardınıda yükselttiler
Çok güzel çalışıyorlar!Çok güzel konuşuyorlar
Gelir dağılımını düzelttiler.Zenginden yana değil halktan yana politika yaptılar.
Ülkeme huzur geldi.Ne sokakta gasp olayları oluyor ne evime hırsız giriyor.
Ben aslında oyumu neden ve kime verdiğimi bilmiyorum ki
Emekliye memura zam yaptı.Adam gibi maaş verdi.
İMF ye rest çekti.
İMF onları destekliyor.
Yabancıların getirdiği sıcak paraya yüksek faiz veriyor
Büyük kentlerin trafik sorununu çözdü
Aslında ben akp'ye oy vermedim.
Aslanlar gibi Akp politikalarını her yerde savunurum arkadaş.
Kışlık Kömürüm şimdiden hazır.
Dolar düştü yerli üretici malını satamıyor ama ithalat cenneti olduk.
Ekonomi iyi gidiyor.Borcu borçla kapatıyoruz evelallah
Her doğan çocuğumuz sadece 5 bin dolar borçla doğuyor.Borç yiğidin kamçısı
Oyum isteksizce napim muhalefet partilerini gözüm tutmadı arkadaş


Şu Andaki Durum
Blogcu ile yapıldı